"Bundan sonra darbe olmaz" diyebilmek, maalesef henüz kolay değil. Çünkü:
* TSK içinde darbe heveslisi subaylar olduğunu biliyoruz. Bu zihniyete hemen her kademede rastlanıyor.
* Bazı siyasetçiler, geleceklerini askeriyenin müdahalesinde arıyor. Bunlar arasında Cumhurbaşkanları, Meclis Başkanları dahi olabiliyor.
* Toplumda demokrasiye pek aldırmayan, laikliği kafaya takmış, otoriter zihniyetli bir okumuş orta sınıf var.
* İstanbul sermayesi dediğimiz büyük para sahibi işadamları, kimi sorunlarının çözümünde, hâlâ askerden medet umuyor.
* O sermaye ve orta sınıf medyada güçlü biçimde temsil edilerek darbecilere meşruiyet sağlıyor.
* Sünni kesiminden çekinen Aleviler, atmosfer uygun olduğunda, Cumhuriyet Mitingleri‘nde gördüğümüz gibi, sivil kıyafetli askerlerle omuz omuza sokağa dökülebiliyor.
* ABD, İngiltere, Almanya gibi büyük siyasi oyuncular çıkarları gereği bazen darbecileri destekleyebiliyor.
Velhasıl bu siyasi yapı darbe üretiyor. Bu faktörler değişmedikçe, darbe mevsimi şimdilik geçer ama sonra tekrar gelir.
Yukarıdaki faktörler içinde ise en önemlisi ilkidir: Bazı subaylardaki darbe hevesi! Bu nahoş arzunun demokratik biçimde denetlenmesi gerekir.





