Türkiye‘nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi‘nin "Irkçılık, Yabancı Düşmanlığı ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele" birimi olan ECRI, Almanya hakkındaki dördüncü denetim raporunu bu sabah Strasbourg‘da açıkladı. Avrupa Konseyi, Almanya‘nın ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede attığı adımları yetersiz buldu. Konsey tarafından hazırlanan raporda, Almanya‘da göçmenlerin çifte vatandaşlığa geçişlerinin kolaylaştırılması istedi.

Alanında Avrupa‘nın devletlerarası referans organı olan ECRI‘nin raporunda, Almanya açısından çarpıcı, hatta düşündürücü gözlem ve bulgulara yer verilmekte.

Bunların başında Alman vatandaşlık kanunu geliyor. Almanya‘nın, Alman vatandaşı olmak isteyen AB vatandaşları ve İsviçrelilere mevcut vatandaşlıklarından vazgeçme zorunluluğunu 28 Ağustos 2007 tarihinde kaldırdığını hatırlatan ECRI‘ye göre, vatandaş olmak için gerekli kriterleri yerine getiren diğer göçmenler, mevcut vatandaşlıklarından vazgeçmek zorunda bırakıldıkları için çoğu zaman Alman vatandaşı olamıyorlar.

Ülkede Alman uyruklu olmayanların yaklaşık 3‘te 2‘si 10 yıldan fazladır, yüzde 20‘sinden fazlası ise 30 seneyi aşkın süredir Almanya topraklarında yaşıyor. Ülke nüfusunun 7 milyondan fazlası Alman uyruklu değil. Alman uyruklu olsun ya da olmasın şu an Almanya‘da yaşayan her 5 kişiden 1‘i de göçmen kökenli. Bu gerçeklerin son yıllarda Alman makamları tarafından da kabullenildiğine vurgu yapan ECRI, Almanya‘nın nihayet kendisini bir göç ülkesi olarak tanımlamasının memnuniyet verici olduğunu söylüyor.

Müslümanların karşılaştığı ayrımcılık

Raporda, Türk ve Müslümanların maruz kaldığı ırkçı ve ayrımcı eylemlere de ayrıntılarıyla yer verilmekte. Almanya‘da yaklaşık 3,5 milyon Müslümanın yaşadığı hatırlatılarak, bu grubun, güncel yaşamda, başta konut, eğitim ve dini özgürlükler olmak üzere birçok alanda ayrımcılıkla karşılaştığı belirtiliyor. Raporda, ülkedeki Müslümanların yüzde 10‘unun mallarının bilinçlice tahrip edildiği olaylarla karşı karşıya kaldığı, yüzde 3‘ünün ise fiziki şiddete uğradığı yönünde istatistikler yer alıyor. Müslümanların cami inşasında yaşadığı sorunlar, Müslüman kadınların kamu kurumlarında türbanla çalışabilmelerine getirilen yasaklar ve 11 Eylül olayları ardından Alman toplumunda Müslümanlara yönelik olumsuz tutum ve söylemler de raporda dile getirilenler arasında. ECRI, Alman İslamı Konferansı (DIK) kurulmasını ise Müslümanların Alman toplumuna uyumu açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriyor.

Aşırı sağ yükseliyor

Rapor, Almanya‘da göçmenleri hedefleyen politik söylem ve bu çerçevede neo-Nazi propagandaya da parmak basıyor. Aşırı sağcı partilerin yerel seçimlerde kaydettikleri sonuçları temel alan ECRI, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve Yahudi aleyhtarlığı yapan siyasi hareketlerin yasaklanması konusunda Alman makamlarını destekliyor. Alman siyasilerden de azınlık gruplarına ve Alman uyruklu olmayanlara karşı basmakalıp olumsuz söylemlerden kaçınmaları uyarısında bulunuyor. ECRI‘nin Alman resmi makamlarının verilerini temel alarak aktardığı verilere göre, ülkede 4 bin 400 neo-Nazi ile "şiddete başvurabilecek aşırı sağcı kültüre sahip" 10 bin kişi bulunuyor. ECRI, ülkedeki büyük siyasi partilerin ırkçı söylem ve çağrışımlardan kaçındıklarını belirtmekle birlikte, Müslümanlar hakkındaki bazı söylemlerin sadece güvenlik ve uyum noksanlığı üzerinde yoğunlaştığını, bu yaklaşımın da "endişe verici" olduğunu kaydediyor.

Memurlara hukuki eğitim

Mülteciler ve iltica başvurusunda bulunanların durumların a da değinilen raporda, iltica işlemleriyle uğraşan memurlara özel eğitim verilmesi, havalimanlarında yapılan iltica başvurularında başvurucuya mutlaka hukuksal yardım sağlanması ve mülteci statüsü elinden alınacak bir kişinin durumunun titizlikle incelenmesi isteniyor.ECRI, çocukların aile birleşiminden faydalanabilmeleri için koyulan yaş sınırının da 16‘dan 18‘e çıkarılmasını ve aile birleşimi için uygulanan kriterlerin ayrımcılığa yol açmadıklarının görülmesi için devamlı kontrol edilmelerini de istiyor. Aralarında Türkiye‘nin de bulunduğu 47 Avrupa ülkesindeki ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık eğilimleri hakkında düzenli raporlar hazırlayan ve tavsiyelerde bulunan ECRI bundan önce Almanya hakkında 1998, 2001 ve 2004 yıllarında 3 rapor daha yayımlamıştı. Almanya ECRI‘nin son raporuna bu aşamada yanıt vermemeyi tercih etti.

Muhabir: Haber Merkezi