Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Uzun ‘‘Doğal olayları afete dönüştüren insanoğlunun kendisidir, Doğru olan bilim adamlarının önerileri doğrultusunda doğal Afetlerden önce gereken önlemleri almaktır. Ülkemizde ise afet olduktan sonra bilim adamlarına mikrofon uzatılıyor‘‘ dedi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Uzun, doğal olayları afete dönüştürenin insanoğlunun kendisi olduğunu vurgulayarak, ‘‘Doğru olan bilim adamlarının önerileri doğrultusunda doğal afetlerden önce gereken önlemleri almaktır‘‘ dedi. Prof. Dr. Uzun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, taşkınların sık görülen afetlerden biri olduğunu, dünyada hemen her yıl yüzlerce, bazen de binlerce insanın ölmesine, milyarlarca dolar zarara sebep olduğunu ifade etti. Taşkınların şiddetli yağışlara bağlı olarak meydana gelen bir doğa olayı olduğunu belirten Uzun, ‘‘Geçmişte olduğu gibi gelecekte de olmaları kaçınılmazdır. Taşkınları bütünüyle önlemek mümkün değildir. Ancak, taşkınlara karşı hazırlıklı olunursa, zararları en aza indirilebilir‘‘ dedi.
Suçlu insan!
Doğal olayları afete dönüştürenin insanoğlunun kendisi olduğunu söyleyen Uzun, ‘‘Bize bir şey olmaz‘‘ denilerek taşkın yataklarına binalar yapıldığını, taşkın olunca da ‘‘nerede bu devlet, nerede bu millet‘‘ denilerek yardım istendiğine işaret etti. ‘‘Dere yataklarına bina yapıp, taşkın olduğunda yardım istemek akılcı değildir‘‘ diyen Prof. Dr. Uzun, şöyle devam etti:q ‘‘Doğru olan bilim adamlarının önerileri doğrultusunda doğal afetlerden önce gereken önlemleri almaktır. Ülkemizde afet olduktan sonra bilim adamlarına mikrofon uzatılıyor.
Bilim adamlarını da sadece doğal afetlerden sonra aramak ve ağıt yakan cenaze sahipleri gibi yanlışları sıralamasıyla yetinmek bilimsel bir bakış değildir. Doğru olan bilim adamlarının önerileri doğrultusunda, doğal afetlerden önce gereken önlemleri almaktır. Artan nüfusa bağlı olarak her geçen gün kırsal alanlar yerleşmeye açılmakta, özellikle vadi tabanlarının kontrolsüz bir biçimde yerleşmelerle işgal edilmesi taşkınların zararının giderek artmasına sebep olmaktadır.‘‘
Taşkın tendidinden kaçınmak lazım
Yol güzergahları tespit edilirken ve yerleşmelere yer seçimi yapılırken arazinin jeomorfolojik özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini bildiren Uzun, şunları kaydetti: ‘‘Taşkın tehdidi altındaki sahalardan kaçınılmalıdır. İnşaat mühendisleri inşaat yapacakları sahanın fiziki coğrafya şartlarını iyi etüt etmeli, arazi yapısı, yağış ve akış özelliklerini dikkate almalıdır. Mühendisler yeryüzünü şekillendiren etmen ve süreçlerle sel ve heyelan, çığ ve deprem gibi doğal afetler konusunda daha iyi eğitilmeli, inşaat izni verilmeden önce jeomorfologların bilgisine müracaat edilmelidir.‘‘
Selde can kaybı olması
Prof. Dr. Uzun, selde can kayıplarının olmasının geri kalmışlığın bir göstergesi olduğunu da vurguladı. Taşkın alanlarının iskana açılması, bile bile bu alanlarda yerleşim yapılmasının afete davetiye çıkardığını ifade eden Uzun, Türkiye‘de bu konuda mevzuat olduğunu, bu mevzuatlara uyulması gerektiğini kaydetti.





