Anadolu‘nun ilk altın takısı olarak bilinen ve ustalarının sayısı günden güne azalan Sivrihisar cebesi, dünya pazarındaki yerini almak için destek bekliyor.
Sivrihisar cebesi ustası Mücahit Pak, cebe işlemeciliğinin 1819‘da Eskişehir‘in Sivrihisar ilçesine yerleşen Ermeniler tarafından yapılmaya başlandığını belirterek, Ermenilerin 1915‘ten sonra ilçeyi terk etmesine kadar cebe işlemeciliğinin sürdüğünü kaydetti.
Sivrihisar‘da ilk olarak Talat Mert adlı kişinin Ermeni ustalardan cebe işlemeyi öğrendiğini ifade eden Pak, şöyle konuştu: ‘‘Daha sonra benim ustam da olan Kamil Sezer, aldığı bir cebeyi sökerek cebenin nasıl işlendiğini öğrenmiş. O da cebe işlemeyi bana öğretti. Ustalar kolay kolay cebenin nasıl işlendiğini kimseye göstermez. Bu bir sır olarak kalır. Ancak, ustam bana öğretti. Sivrihisar cebesi çelikten bir tezgahta örülüyor. Bir cebe 17-18 metrelik altın telden meydana geliyor. İyi bir cebeyi örmek 15 saati buluyor. Cebenin yapıldığı telin kalınlığı da 55 mikrondur. Telin kalınlığı cebenin en önemli özelliğidir. Telin 55 mikrondan az ya da fazla olması cebenin şeklini bozuyor.‘‘
Pazarı olmadığı için üretim çok az
Pak, 32 mikron telle örülen Trabzon cebesinin ise bir tezgahının olmadığını anlatarak, Sivrihisar‘dakinin, Trabzon cebesinden daha dayanıklı olduğunu bildirdi. Pak, şöyle devam etti: ‘‘Anadolu‘nun ilk altın takısı Sivrihisar cebesidir. Trabzonlu Rumlar, onu daha sonra kendine göre formüle etti ve Trabzon cebesini ortaya çıkarttı. Sivrihisar cebesi, Trabzon cebesinden daha kullanışlı. Sivrihisar cebesi ustalarının sayısı, ortaya çıktığı günden, günümüze kadar geçen zamanda 10‘u geçmez. Sivrihisar cebesinin bir pazarı yok. Pazarı olmadığı için üretim çok az. Bu yüzden cebe ustası yetişmiyor. Pazarı artsa ben de birkaç kişiye cebenin nasıl örüldüğünü öğreteceğim. Pazarı geliştirmek için elimizden gelini yapıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığının, Sivrihisar cebesinin üzerine eğilmesini istiyoruz."





