Erzincan Baro Başkanı Can Tekin, hukuk devletinde hiç kimsenin ayrıcalıklı olmadığını söyledi.

Son günlerde yaşanan olaylarla ilgili yazılı basın açıklaması yapan Tekin, hukuk devletinde suç işleyene dokunulduğunu belirterek, "Bu dokunmanın biçimi devlet gücünü kullananlarca değil yürürlükteki yasalar tarafından belirlenir. Aksine uygulama o devleti hukuk devleti olmaktan çıkarır ve kanun devleti olmaya dönüştürür." dedi.

Tekin, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında 16 Şubat günü yapılan arama, gözaltı ve tutuklama işlemiyle başlayan, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)‘nun soruşturmayı yapan beş savcının yetkilerine son vermesi ile gelişen ve Adalet Bakanlığı, HSYK ve Yargıtay Başkanlığı arasındaki karşılıklı gerilimle devam eden bir kriz yaşandığını ifade etti.

Yaşanan süreç içerisinde toplumun vicdanında rahatsızlık uyandığı ve toplumun yargı üzerinden ayrışmasına sebep olduğunu dile getiren Tekin, "Siyasi partiler, kurumlar, profesör, doçent, emekli hâkim, emekli savcılar, kendi ideolojik gözlükleriyle kanun maddelerini farklı farklı yorumlar yapmakta. Bu durum kafası karışık olan halkın kafasını daha da karıştırmaktadırlar. Medya üzerinden yapılan tartışmalarla toplum hızla ayrışmakta, yapılan açıklamalar bu ayrışmayı daha da derinleştirmektedir." ifadelerini kullandı.

Yaşanan süreçte neden taraf olmadıkları yönünde açıklamalar yapıldığını dile getiren Tekin açıklamasına şöyle devam etti: "Bu eleştirilere ve eleştirenlere de cevap vermek istiyoruz. Baroların hiçbir kişi ve kurumun avukatlığına soyunması düşünülemez. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığını savunan saygın bir hukuk kurumunun avukatlık bürosu olmadığına da dikkat çekmek isteriz. Şunu belirtiyoruz ki; insan olarak her tutuklamada üzüntü ve kaygı duyarız ama başsavcının tutuklanması ile ilgili bundan başka bir açıklama yapamayız. Dosyanın içeriğini bilmiyoruz. Baronun bilmediği bir konuda açıklama yapması bilmediği bir soruşturmanın tarafı olması düşünülemez."

Hukuka sadakatin bazen de susmayı gerektirdiğini aktaran Tekin, "Yargısal sürece ilişkin kurumların müdahale etmesini eleştirirken yargıya müdahale anlamına gelen açıklama yapılmasını doğru bulmuyoruz. Bu olaylardan hep beraber ders çıkarılmalıdır, iktidar muhalefet ve tüm yargı unsurları soruna birlikte çare bulmalıdır. Hiç kimse bu sorumluluktan kaçamaz. Hep birlikte savunmayı önemseyen, çağdaş bir yargı reformunu hazırlamalıyız, buna ihtiyacımız var. Bu süreci ve sorumluluğunu sadece iktidara bırakmak en büyük yanlışlık olacaktır." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi