TZD Başkanı İbrahim Yetkin, yılın ilk aylarında ortaya çıkan koşullar ve beklentiler çerçevesinde, buğday üretiminde bir miktar, fındık, üzüm, kayısı gibi meyvelerde ise önemli ölçüde rekolte kaybı öngördüklerini söyledi.
Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, yılın ilk aylarında ortaya çıkan koşullar ve beklentiler çerçevesinde, buğday üretiminde bir miktar, fındık, üzüm, kayısı gibi meyvelerde ise önemli ölçüde rekolte kaybı öngördüklerini söyledi.
Yetkin, dernek merkezinde düzenlediği basın toplantısında, tarımda rekolteyi etkileyen temel unsurların ‘‘yağış ve sıcaklık durumu‘‘ ile ‘‘ilaç, gübre ve mazot gibi girdilerin kullanım oranı‘‘ olduğunu belirterek, mevcut verilere göre rekolte tahminlerini aktardı.
Tarlaları fare bastı
Bu yıl tarlalarda çok farklı bir zararla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Yetkin, 37-38 ildeki yetkililerle yaptıkları görüşmelerde, fare sayısında ‘‘görülmemiş artışın‘‘ olduğunu, hububat tarlalarında ciddi zararın meydana geldiğini belirttiklerini aktardı.
Yetkin, ‘‘Özellikle Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Konya‘da ve çevresinde çok ciddi biçimde fare sayısında artış olduğunu gördük. Fare zararı, bazı bölgelerde tarlada ekili buğdayın yaklaşık yüzde 50‘sini etkilemiş bulunuyor‘‘ dedi.
Yetkin sözkonusu tüm koşullar dikkate alındığında, bu yıl, ‘‘buğday üretiminde geçen yıla göre bir miktar azalma, fındık, üzüm, kayısı gibi meyvelerde önemli ölçüde rekolte kaybı beklediklerini‘‘ bildirdi.
Üretici ve market fiyatları arasındaki fark yüzde 200
Konuşmasında, tarım ürünlerinin üretici fiyatı ile marketteki satış fiyatı arasındaki farka da değinen TZD Başkanı İbrahim Yetkin, normal koşullarda aradaki farkın yüzde 50 kadar olduğunu, ancak Türkiye‘de yüzde 200‘ler civarında seyrettiğini belirtti. Son aylarda yüksek fiyat artışıyla dikkati çeken soğanın Polatlı‘da üreticinin elinden 250 kuruşa çıktığını, ancak marketlerde fiyatının 3,5-5 lira arasında değiştiğini kaydeden Yetkin, ‘‘Böyle bir tablo dünyanın hiçbir yerinde olmaz. Bu sürdürülebilir değil, çözüm bulunmalı‘‘ dedi. Yetkin, et fiyatlarındaki artışı değerlendirirken, tarımsal üretimde olduğu gibi bu alanda da girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Türkiye‘de hayvancılıktaki girdi maliyetlerinin gelişmiş ülkelere kıyasla 3-4 kat yüksek olduğunu belirten Yetkin, ‘‘Girdi maliyetlerinin yüzde 70‘ini de yem fiyatları oluşturuyor. Bu ölçüde yüksek yem fiyatı ödeyerek hayvancılık yapan üreticinin, yurt dışından gelen sübvansiyonlu ya da kaçak etle rekabet etmesi mümkün değil‘‘ diye konuştu.


