Hükmü, kararı verildi ve Baykal boşluğa itildi. Bu iddiaya başka bir yönden bakmak da mümkün. Kabul etmek gerekir ki bugün Ergenekon sonrası dönemi yaşıyoruz. Derin yapı bir ölçüde çözülmüştür. Mantık dışı bir ulusalcılık-Kemalizm odağında kutuplaştırılan Türkiye‘nin üstündeki kapak atmıştır ve toplum şimdi yeni bir dünyaya gözünü açmaktadır. Bu, reel siyasetin dünyasıdır. Oysa 2002 sonrasında Soğuk Savaş döneminin 1970 modeli siyasetiyle devam ediliyordu. Yeni kavramların, ihtiyaçların biçimlendireceği yeni bir siyasal yapıya da söyleme de ertelenemez bir ihtiyacın duyulduğu şu dönemde bu işin CHP ve Baykal ile olmayacağı muhakkaktır dendi.  Yani post-Ergenekon döneminin getirdiği siyasal dönüşümün ilk sinyalidir Baykal‘ın gidişi.

Şimdi ne olacak?  Muhtemelen dönecektir. Kendi partisinde kendi delegeleri Baykal‘dan başka siyasal manaları olmayanlar onu bir daha genel başkanlık koltuğuna oturtabilir ama altındaki zemin kayıp gitmiş, Baykal boşluğa düşmüştür. Onun klasik yöntemleriyle şatafatlı bir biçimde bıraktığı yerden başlaması hiçbir şeyi değiştirmez...

Bundan sonrası Baykal‘la ilgili değildir. Yeni ve gerçek bir sol partiyle, yeni bir siyaset anlayışıyla ve yeni bir isimle ilgilidir.

Muhabir: Haber Merkezi