Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Maviş, AKP ve CHP‘nin samimi iseler kendi aralarında bir derhal bir komisyon kurup, bu komisyon vasıtasıyla Anayasal düzenlemeler yaparak sorunu çözmeleri çağrısında bulundu. Maviş, "Kim, hangi sebeple çözerse çözsün, bize Allah ondan razı olsun demek düşer." şeklinde konuştu
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nazım Maviş, iktidar ve muhalefet partisi liderlerinin başörtüsü üzerinden yaptığı tartışmaları eleştirerek, yıllardır kangren hale gelen bu sorunun çözümü için konuşmak yerine somut adım atılmasını istedi. Maviş, AKP ve CHP‘nin samimi iseler kendi aralarında bir derhal bir komisyon kurup, bu komisyon vasıtasıyla Anayasal düzenlemeler yaparak sorunu çözmeleri çağrısında bulundu.
Meselenin şu anda bir seçim malzemesi olarak kullanılmasını eleştiren Maviş, "Bu mesele, yıllardır Türkiye‘de kangren olmuştur. Siyasiler bu konu üzerine hep konuşuyorlar. Ama hiçbir şey yapmıyorlar. Bu konuyu çözme konusunda samimi olduklarını düşünmüyorum" diye konuştu.
İktidar partisinin ‘çözüyormuş‘ gibi yaparak çözmediğini ve hiçbir adım atmadığını, muhalefetin ise mutabakat aradığını kaydeden Maviş, "Aslında sorunun çıktığından bu yana yapılan anketlerde görüleceği gibi, bu konuda mutabakat yüzde 70-80‘lerde. Siyasiler ise, kendilerinin uydurduğu bir kurumsal mutabakat arıyorlar" dedi.
Maviş, "Bundan önce 411 el kaosa kalktı diye manşet atılmıştı. Dolayısıyla hukuki altyapısı sağlanmadan, atılmış adımların ne ile karşılaşacağını tahmin etmemiz güç. Şu anda yürütülmekte olan Anayasal değişiklik süreci, bu sorunun çözümü için ne kadar yeterli bunun da iyi hesaplanması lazım" dedi.
Yeter ki çözün de rant sizin olsun
Bu sorunun kanayan bir yara olduğunu hatırlatan Maviş, "Kim, hangi sebeple çözerse çözsün, bize Allah ondan razı olsun demek düşer. Bu konunun birileri tarafından siyasi rant yapılmasını da hiç umursamıyoruz. Yeter ki, sorun çözülsün. Buraya bakıyoruz" dedi. Kılıçdaroğlu‘nun ‘çözeriz‘ dedikten sonra ‘ama‘ şartlarını ileri sürmesini eleştiren Maviş, "Boynun altından mı kulağının arkasından mı, şöyle mi böyle mi bağlansın demekle, zihinlerinin gerisinde yatan şeyi deşifre ediyorlar" şeklinde konuştu.
Bu tür sınırlandırmaların, dayatmacı zihniyetin kendisini ele vermesi olarak değerlendiren Maviş, "Yani zihinlerin geri planında o otokratik, totaliter düşünce yapısını böylelikle deşifre ediyorlar. Eğer CHP bu konuda adım atacaksa, tümüyle samimi olsun" şeklinde konuştu.
Nasıl örtüneceğe kimse karışamaz
Başörtüsün dinin bir emri olduğunu ve bunu kimsenin yasaklayamayacağını vurgulayan Maviş, "Kılık kıyafet ve bireysel özgürlük açısından bakılacaksa dahi, hanımların ne giyeceğine, giyeceklerinin hangi renkte olacağına, hangi rengi seveceğine ve hoşlanmayacağına siyasi otoritenin karar verme gibi bir yetkisi olamaz. Biz hangi çağda yaşıyoruz?" diye konuştu.
Bu tür bir müdahalenin yüz sene önceki baskıcı rejimler tarafından yapıldığını ifade eden Maviş, "CHP, samimi ise ön koşulsuz bir şekilde hakkında yüzde 80 mutabakatın sağlandığı bir konuda, bir adım atmalıdır. Bu adımı atarsa da CHP büyür. Toplumla arasındaki buzları eritecek bir kanal açmış olur. Başörtüsünden büyüsün. Biz bundan hiç de gocunmayız. Kılıçdaroğlu‘ndan 13 Eylül sabahı ön koşulsuz olarak başörtüsüyle ilgili teklifini bekliyoruz. Eğer bu konuda bir çözüm üretirse, biz de ona teşekkür edeceğiz" diye konuştu.
12 Eylül‘den sonra unutulacak mı?
Ancak şu anda yapılan tartışmaların bu konuyu seçim malzemesi olmaktan öteye taşımayacağını kaydeden Maviş, "Seçim boyunca bunlar tartışılacak. 12 Eylül‘den sonra yeniden unutulacak. Ümit ederiz ki, 12 Eylül‘den sonra unutulmaz. Velev ki, unuttular. Önümüzde seçim var. Bu seçimde Saadet Partisi parlamento olacaktır. Muktedir siyasetin adresi olarak kendisi bütün siyasi partileri bir merkezde toplayarak, bu sorunun çözümü için reform adımlarını atacaktır" dedi.
Kamplaştırmayın!
Başörtüsü sorunun bir siyasi mücadele ve kamplaşma aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini söyleyen Maviş, "Artık bu konuda üzerinden polemik üretilmemesi lazım. Kılıçdaroğlu Çağlayan‘da ‘Bu sorunu çözelim‘ diyor. Başbakan Tekirdağ‘da, ‘Sen bunu çözemezsin, sen şöyle yaparsın, ben böyle yaparım‘ diyor. Ve bunu bir polemik konusu haline getiriyorlar" dedi. Hakkında büyük bir toplumsal mutabakat olan bir konunun karşısında kimsenin durmaması gerektiğini belirten Maviş, "Bunu bir seçim malzemesi olarak kullanmamaları lazım. Samimi bir şekilde sorunun üzerine gitmeleri lazım" diye konuştu. Ancak iktidar ve muhalefetin kamplaşmayı derinleştirmek için başörtüsünü kullandığına dikkat çeken Maviş, "Bu kamplaşmada, evet ve hayır oranları arasındaki marjı aşağı çekmek gibi bir kötü niyetin de olabileceği ihtimali var. İnşallah böyle bir kötü niyetle bunlar söylenmiyordur" dedi.





