Affetmekten konu açıldı geçen gün. Herkes affetmekten söz ettiğini sanarak "unutma"yı anlattı!.. Sesimi çıkarmadan dinledim. Bu yanılsamayı bozmak, zarif fakat süsten başka işe yaramayan bir porselen bibloyu kırmak olacaktı! Vazgeçtim. Hayatım boyunca, ne olup bittiyse, neye kırıldıysam, ne canımı yaktıysa... Düşündüğümden daha çabuk affettim! Hatta kendime "affetme mevkii"ni biçmeyi yadırgadım, ayıpladım. Ama bazı şeyler var ki, ah!. Nasıl bir bela! Affetsen bile unutamıyorsun! Düşünüp tasarlayarak affedemeyiz. Yaralı bilinç kolayca anlayışlı olabilir ama bağışlayıcı olmakta zorlanır. Affetmek için zamanın ve vicdanın el ele vermesi ve insanın içindeki kibir çekirdeğini yenebilmesi gerekir. Almak isteyen affedemez! Çünkü affetmek vermektir...         (HAŞMET BABAOĞLU / SABAH)

Muhabir: Haber Merkezi