Sonbahar mevsimin ortalarındayız. Havaların artık kalın giyinmemize ortam sağlayacağı günleri yaşamaktayız. Fakat ani ısı değişimlerinden dolayı ne giyinilmesi konusunda tereddüt yaşamaktayız. Kalın giyinilse terleniliyor, ince giyinsek bu sefer üşüyoruz. İşte hasta olmamızın en önemli nedeni bu şekilde yaşanan ısı değişimleridir.
Bu havalardan özellikle çocuklar etkilenmekte ve hemen hasta olmaktadırlar. Havanın sıcak olduğuna kulak asmayıp mutlaka çocukları bir hırka, yelek ya da yağmurluk şeklinde giydirmeli, atlet giymeyi sevmeyen çocuklarımıza da bu alışkanlığı edindirmeliyiz.
En çok görülen hastalıkların başında soğuk algınlığı gelmektedir. Burun akıntısı, hapşırık olarak başlayan hastalık ilerlediği vakit boğaz enfeksiyonuna dönüşebiliyor. Aynı zamanda sıcaklıkların ani bir şekilde düşmesi, vücutta şok etkisi yaparak solunum yolu enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Ani sıcaklık düşmeleri vücutta kırgınlık, baş ağrısı ve mide bulantısı olarak görülmektedir. Bu ısı değişimlerinin etkileri, yetersiz beslenen kişilerde daha ağır görüldüğü ve solunum yolu enfeksiyonlarına davetiye çıkarıyor.
Vücudumuzun dengesi bozuluyor!
Sıcaklık farkına uyumda zorlanan vücudun dengesi bozluyor. Bu durum, vücut direnci zayıf ve hasta olmaya uygun kişilerde tetikleyici etki yapıyor. Vücudun savunma mekanizması için gerekli besinleri tüketmeyen kişiler bundan fazla etkileniyor. Bu tip hava değişimleri, kulak burun ve boğaz şikâyetlerini arttırmakta, çeşitli enfeksiyonlarına neden olmaktadır.
Kolay hasta olan, vücut direnci zayıf kişilere bu havalarda kalın giysiler giyinmesini öneren uzmanlar, ani sıcaklık değişimleri vücudun en az etkilenmesi ve yeni hava şartına uyum sağlayabilmesi için kalın giysilerin kullanılmasında yarar vardır. Bu kıyafetler, soğuk algınlıklarıyla ortaya çıkan birçok hastalığın önüne geçmede bir kalkandır. Uzmanlar bu kış mevsimine geçiş dönemlerinde bu tür sıcaklık değişimlerinin olduğuna dikkat çekerek, tedbirli olunması gerektiğini dışarı çıkarken bir hırka ya da yelek tarzı kıyafetlerin alınması gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle hasta olan kişilere, gelişigüzel ilaç kullanmaktan da kaçınmaları gerektiğini söyleyebiliriz.
Beslenmemize de dikkat etmeliyiz...
Günlerin kısalması, havaların serinlemesi ve sık yağan yağmurlar ile birlikte fiziksel aktivite azalmaktadır. Örnek olarak Türkiye‘de, uzmanların önerdiği oranlarda spor yapan bayanlar % 5‘lik bir kesimi kapsamaktadır. Teknolojik gelişmeler ise insanları hareketsizliğe sürüklemektedir.
Son yapılan bilimsel çalışmalar ışığında insanların besin alımlarının % 1 oranında arttığı, enerji harcamalarının ise azaldığı saptanmıştır. Bu durum da şişmanlık problemini ortaya çıkarmaktadır.
Bitkilerle doping
Spor ile birlikte lifli besinlerin tüketiminin de azalması sonucu kabızlık sorunu kendini göstermektedir. Bu nedenle sonbahar ve kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden biri olan kuru baklagillerin, kepekli tahılların (esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna / pirinç / erişte / un) ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Günde 10 - 14 bardak su içilmesi de kabızlığı önlemeye yardımcı olacaktır. Kuşburnu, ıhlamur, adaçayı, zencefil, rezene, anason, kekik otu gibi bitki çaylarının da yaygın görünen kış hastalıklarına karşı olumlu etkileri bulunmaktadır. Sonbaharda güneş yüzünü daha az gösterdiğinden, D vitamini gereksinmesini karşılamakta sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu nedenle havanın güneşli olduğu günlerde 20 dakika kadar güneş ışığından direkt olarak yararlanılmalı ve haftada en az 2 kere balık yenilmesine özen gösterilmelidir. Sonbaharda vücudumuz ısı değişikliğine uyum sağlayabilmek adına harcadığı enerjiyi düşürür. Azalan fiziksel aktivite de hesaba alınırsa; yağ ve şeker tüketimi de kısıtlanmalıdır.
Tüm bu ilkelere ilave olarak mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Tempolu yürümeyi uzmanlar önermektedir. Bunun dışında; bisiklete binme, yüzme, tenis, dans, aerobik, jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporlar da uygun görülmektedir. Haftanın 5 günü 45 dakika kadar egzersiz yapılması sayısız fayda sağlayacaktır. Amaç; metabolizma hızını düşürmemek, sonbahar ve ardından gelecek kış aylarını kilo almadan geçirmek ve sağlıklı bir yaşam sürdürmektir.





