Yakınlarımız tarafından kabul görmek, onaylanmak, taktir edilmek temel ihtiyaçlarımız arasında yer alır.
İnsan yavrusu hayata başladığı andan itibaren bu ihtiyacını hisseder ve onaylanmak ister. Anne bu anlamda bebeğin sevgi ve onay ihtiyacını karşılayarak sen varsan sen değerlisin duygusunu verir. İlk sevgi ve takdir sözcüklerini anneden alan çocuk dış dünyaya açıldığında burada da aynı şekilde karşılanmak ister. Aile içinde yeterli desteği alamayan ve onaylanmayan çocuk dış dünyada bu arayışını sürdürür ve grup içinde de varlık gösteremez, bulunduğu çevrede kendini yetersiz ve değersiz hisseder.
Toplum olarak, takdir etmeyi onaylamayı gerekli görmeyiz ve küçük bir kelimeyi dahi çocuklarımızdan esirgeriz. Bunda biraz da öğrenilmiş davranışların etkisi vardır. Büyüklerimiz, çocuklarınızı fazla sevmeyin ve övmeyin aksi durumda şımarırlar diye ifade ederler. Çocuklarıyla ilişkilerinde bu telkinleri dikkate alan anne babalar ise hiçbir zaman çocuklarına ulaşamazlar. Oysa takdir edilen çocuk kendine ve çevresine değer verir ve olaylara olumlu tarafından bakabilir.
Anneler babalar! Lütfen çocuklarınızı takdir etmekten onlara olumlu taraflarını ifade etmekten kaçınmayın. Beklediğinizin aksine takdir edilen çocuk size ve kendisine değer vermeyi bilir. Hayatta daha başarılı olur, sizinle daha sıcak ilişkiler kurabilir.
Ayrıntıları gözardı etmeyin
İrvin Yalom, Varoluşçu Psikoterapi adlı kitabında, aşçı bir madamdan bahseder. Madamın yemeklerindeki lezzet herkes tarafından merak edilmekte ve yemeği taklit edenler, hiçbir şekilde aynı tadı tutturamamaktadır. Aşçının yemeklerine lezzeti veren şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştıklarında bunun yemekten sonra kullanılan baharatlar olduğunu görürler. Aşçı madam yemekleri yaptıktan sonra her birine farklı baharatlar koyarak servis yapmaktadır. Gündelik hayatımızda da, küçük ayrıntılar, gözümüzden kaçan küçük meseleler, belki de hiç önemsemediğimiz olaylar ilişkilerimizin rengini değiştirebilir ve beklemediğimiz faydalar elde edebiliriz.
Ayrıntılar genellikle dikkate alınmaz. Oysa gün içinde birbirimizi arayıp hal hatır sormamız, selamlaşmalar, takdir ve onay sözcükleri ve ilişkilerimizi zengin kılacak küçük ayrıntılar büyük faydalar elde etmemizi sağlayabilir. Mesela, size karşı önyargılı olan bir komşunuzla karşılaştığınızda hal hatır sorabilir, ona küçük bir hediye verebilir ve olumlu bir tarafını ona ifade edebilirsiniz. Bu küçük şeyler belki de ilişkilerinizin seyrini değiştirecek aranızdaki soğuk buzları eritecektir. Unutmayın ayrıntıların içinde hayatımızın güzellikleri barınmaktadır. Bir elbisenin, bir bahçenin bir yemeğin güzelliği bu ayrıntılarda gizli olduğu gibi gözden kaçan sevgi kırıntıları da bu ayrıntıların içindedir. O nedenle ayrıntıları hiçbir zaman küçük görmeyin.





