BM‘nin Suriye‘ye yönelik kınama kararını değerlendiren Rusya‘nın NATO Büyükelçisi Rogozin, ittifak güçlerinin hedefinin sadece Batı ile fikirleri örtüşmeyen rejimlerin değiştirilmesi olduğunu savundu.
Uzmanlar Rusya‘nın iddiasını "Moskova, İslam dünyasındaki Batı uşağı-işbirlikçi rejimlerin ayakta kalması ve muhaliflere desteğin kesilmesi için çalışıyor" şeklinde yorumluyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘nin Suriye‘ye yönelik kınama kararını değerlendiren Rusya‘nın NATO Büyükelçisi Dmitri Rogozin, ittifak güçlerinin hedeflerinin sadece batı ile fikirleri örtüşmeyen rejimlerin değiştirilmesi olduğunu savundu.
Rogozin‘in iddialarını ele aldığımızda, söz konusu ifadeler oldukça şaşırtıcı. Zira Mısır‘da ayaklanma başladığında ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton‘un da açıkladığı gibi diktatör Hüsnü Mübarek "Amerika‘nın bölgedeki en sadık müttefiki"idi. Yemen Devlet Başkanı diktatör Ali Abdullah Salih ise Büyük Ortadoğu Projesi( BOP)‘nin eş başkanı. Tunus diktatörü Zeynelabidin Bin Ali‘ye Fransa‘nın büyük bir destek verdiği herkes tarafından biliniyor. Dolayısıya Moskova tarafından ortaya atılan bu iddia gerçeklerle bağdaşmıyor.
Uzmanlar Rusya‘nın iddiasını "Moskova, İslam dünyasındaki Batı uşağı-işbirlikçi rejimlerin ayakta kalması ve muhaliflere desteğin kesilmesine için çalışıyor" şeklinde yorumluyor. Dahası uzmanlar, Rusya‘nın bu konuda Batı ile gizlice işbirliği yaptığına dikkat çekiyor.
Bir diğer dikkat çekilen nokta ise şu:
Rusya bu tür açıklamayla uluslararası kamuoyuna İran ve Suriye‘nin yanındaymış gibi bir görüntü veriyor. Böylece bir taşla iki kuş vurmayı planlıyor. Hem zor durumda olan ülkelerden hem de Batı‘dan taviz koparmaya çalışıyor. Son kertedeyse, Batı‘nın istediği yönde adım atıyor. Moskova‘nın İran‘a nükleer programı nedeniyle yeni ve sıkı yaptırımlar getiren BM karar tasarısındaki tutumu bunun en son örneği.
Oysa İran‘ın Buşehr kentinde milyarlarca dolarlık nükleer santrali kuran Rusya, yaptırım kararı çıkana kadar İran‘ın yanındaymış gibi görünmüştü. Ancak ABD ile yaptığı pazarlıkların ardından BM‘nin yaptırım kararını veto etmek bir yana, İran‘a yeni yaptırımların "tamamıyla gerekli olduğunu" açıklamıştı.
İran‘a saldırı için zemin hazırlığı iddiası
İzvestiya gazetesine açıklamada bulunan Rogozin, BM‘de alınan kınama kararının ardından askeri müdahale girişimleri ile ilgili kampanyaların başlayacağını savunarak, ìKuzey Afrika‘da gerçekleştirilen askeri operasyonları destekleyen bir kısım batılı ülkeler, Suriye için de benzer bir senaryoyu öngördükleri sonucu mantık olarak ortaya çıkıyorî dedi. ìİran‘ın çevresinde çember daralıyorî değerlendirmesinde bulunan Rogozin, ìİran‘a yönelik askeri planlar devam ediyor. Biz bölgede geniş çaplı bir savaşın tetiklenmesinden endişe ediyoruzî ifadesini kullandı.
Moskova‘nın Libya dersinden sonra Suriye‘de güç kullanarak bir sonuç alınmasına yönelik girişimlere karşı olacağına değinen Rusya NATO Büyükelçisi, ìKuzey Afrika‘da ortaya çıkacak geniş çaplı çatışmalar tüm dünya için yıkıcı olacaktırî şeklinde konuştu.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi önceki gün aldığı kararla Suriye yönetiminin sivil halka yönelik saldırılarını kınamış ve Esad‘ı reform sözünü tutmaya davet etmişti. Suriye‘yi kınama kararına destek veren Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev de reformların gerçekleşmemesi durumunda Esad‘ın sonunun hüsran olacağı uyarısı yapmıştı.
Özellikle Pazar gününden bu yana tank ateşine tutulan ve en az 30 sivilin hayatını kaybettiği Hama operasyonu sonrası Moskova‘nın Suriye konusunda politika değişikliğine gittiği yönünde değerlendirmeler yapılmıştı.





