Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Ortadoğu‘da oynanmak istenen yeni oyunun Suriye üzerinden Türkiye ile İran‘ı karşı karşıya getirmek olduğunu belirterek, ırkçı emperyalizmin yeni tuzaklarına karşı bütün Müslümanları uyanık olmaya çağırdı.

BOP‘un adım adım işletildiğini, şimdi sıranın Suriye‘ye geldiğini kaydeden Kamalak, "Suriye‘de amaçları, Türkiye ile İran‘ı karşı karşıya getirmek. Eğer bu iki İslam ülkesi karşı karşıya getirilirse, batı tarihinde hiçbir zaman ulaşılamayan, kansız bir şekilde, kendi askerlerinin bir tanesinin bile burnu kanamadan büyük bir zafer elde etmiş olacaklardır." dedi.

Füze kalkanı İsrail projesi

Türkiye‘ye kurulmak istenen füze kalkına da karşı olduklarını söyleyen Kamalak, "Füze kalkanına şiddetle karşıyız. füze kalkanın Türkiye‘ye yerleştirilmesi sonuçta, İsrail‘e yarayacaktır. Bu ABD tarafından yürütülen NATO kılıflı bir İsrail projesidir" şeklinde konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Ortadoğu‘da oynanmak istenen yeni oyunun Suriye üzerinden Türkiye ile İran‘ı karşı getirmek olduğunu belirterek, ırkçı emperyalizmin yeni tuzaklarına karşı bütün Müslümanları uyanık olmaya çağırdı.

Parti genel merkezindeki kahvaltıda Arap dünyasına mensup televizyon ve ajansların Türkiye temsilcileriyle bir araya gelen Saadet Lideri Kamalak, başta Ortadoğu‘daki son halk hareketleri olmak üzere dünyadaki gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Dünyanın bunalım içinde olduğunu ve olayların hep İslam coğrafyasında cereyan ettiğine dikkat çeken Kamalak, "Batı nereye demokrasi, özgürlük ve insan hakları diye nereye el atsa, katliam yapıyor, insanları öldürüyor, zenginliklerini talan ediyor" diye konuştu. 2003‘te işgal edilen Irak‘ta ABD ve müttefiklerinin 1 milyon müslümanı katlettiğini, 100 bin kadının iffetini kirlettiğini vurgulayan Kamalak, "ABD dünden itibaren Irak‘tan çekiliyormuş. Irak‘ın belini doğrultacak hali kaldı mı?" dedi.

Sıra Suriye‘de

Irak‘ı fiilen, Sudan‘ı resmen bölen ve 22 ülkenin sınırı değiştirecek olan projenin adım adım işletildiğini, şimdi sıranın Suriye‘ye geldiğini kaydeden Kamalak, "Suriye‘de amaçları, Türkiye ile İran‘ı karşı karşıya getirmek. Eğer bu iki İslam ülkesi karşı karşıya getirilirse, batı tarihinde hiçbir zaman ulaşılamayan, kansız bir şekilde, kendi askerlerinin bir tanesinin bile burnu kanamadan büyük bir zafer elde etmiş olacaklardır. Bundan en kazançlı çıkacak olan da ırkçı emperyalizm yani İsrail‘dir. Şu anda batının Ortadoğu‘ya bakışı, tamamen haçlı anlayışı çerçevesindedir. Bu münasebetle, Müslümanlar haçlıların bu oyununa gelmemelidir. Batılıların bu tuzağına karşı, uyanık olmalıdır" dedi.

Türkiye‘nin şu anda bu oyuna gelmek üzere olduğunun altını çizen Kamalak, "6 ay öncesine kadar dostluk mesajı verilirken, şimdi düşmanlık ilan edildi. Dün vizeler kaldırılırken bugün sınırlar kapatılıyor. Dün Başbakanımızla, Beşşar Esad kolkola gezerken şimdi ne oldu?  Katliamlar birkaç ay önce mi başladı? Daha önce bunlar neden olmuyordu" diye sordu.

Haksızlığın hepsini karşıyız

Haksızlığın ve zulmün her türlüsüne karşı olduklarını da vurgulayan Kamalak, "Elbette zulüm ve baskı varsa ona karşı çıkarız. Suriye‘deki sorunda başta olmak üzere Müslümanların yaşadığı sorunlar, barışçı yollarla halledilmelidir. Suriye‘de baskı varsa onu ortadan kaldırmak için Irak‘taki gibi 1 milyonu aşkın Müslüman katledilemez. Saddam‘ın zulmünü elbette onaylamıyoruz. Ama Saddam‘dan sonra yapılanları onaylamak da mümkün mü? Aynı zulüm daha beter biçimde Suriye‘de de işlenmemelidir. Yalan haber ve propagandalarla Müslümanlar birbirine düşürülmemelidir" diye konuştu.

Hükümetin yanlışı

Türkiye‘ye kurulmak istenen füze kalkına da karşı olduklarını söyleyen Kamalak, "Füze kalkanına şiddetle karşıyız. Hükümetin hem füze kalkanı hem de Suriye politikalarını yanlış buluyoruz. Türkiye, batının yörüngesi gibi hareket ediyor. Ayrıca füze kalkanın Türkiye‘ye yerleştirilmesi sonuçta, İsrail‘e yarayacaktır. Bu ABD tarafından yürütülen NATO kılıflı bir İsrail projesidir" şeklinde konuştu. Suriye konusunda hükümetin tutumunun çok yanlış olduğuna dikkat çeken Kamalak, "Ortadaki proje, batınındır. Maalesef batının kontrolüne giren Hükümet bu projeyi sürdürmektedir. Aynı bir uydu gibi batının yörüngesinde hareket etmektedir. Kendi iradesiyle değil dış güçlerin etkisiyle politika izliyor" ifadesini kullandı.

İsrail politikası göründüğü gibi değil

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin dışarıdan göründüğü gibi sorunlu olmadığına da dikkat çeken Kamalak, "İki arasındaki ilişkiler kopuk gibi görünse de aksamadan sürüyor. Özellikle ticari ilişkilerde herhangi bir kesinti yok. Hükümetlerin arası kavgalı gibi görünse de, bu iki komşunun ağız dalaşından ibarettir. Ticari anlaşmalar aynen devam ediyor" diye konuştu.

Gül‘ün süresi 7 yıl

Cumhurbaşkanı Gül‘ün görev süresine ilişkin görüşlerini açıklayan Kamalak, "Anayasa‘ya göre, Sayın Gül 7 yıllık bir süre için seçilmişti. Anayasa, kamu hukukunun en önde gelen temel ilkelerini içerir. 7 yıllık süre, hukuki bakımından sayın Cumhurbaşkanı için kazanılmış hak mesabesindedir" dedi.

Benzer bir durumun Fransa‘da Jacques Chirac‘ın cumhurbaşkanlığı sırasında da yaşandığını hatırlatan Kamalak, "Orada da cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıldı. Chirac seçildikten sonra 5 yıla indirildi. Ama Chirac 7 yılı tamamladı" diye konuştu.

Türkiye‘de Anayasa‘ya göre Cumhurbaşkanının nasıl seçileceğinin belirtildiğini ifade eden Kamalak, "Halk tarafından seçilecektir. Nasıl seçileceği de bir kanunla düzenlenecektir. Bu kanun henüz çıkmadı. Biz kanuni, fiili olan şeyi söyledik. İşin doğrusunu söylemek gerekirse, bu soruya en doğru cevabı sayın Başbakan verir. O ne derse o olur. 7 yıl olacak derse 7 yıl olur. 5 yıl olacak derse 5 yıl olur. Çünkü kanun çıkacak ya. Nasıl öngörürse o olur" ifadesini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi