Türkiye Deniz Feneri Derneği‘nin tüm yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verildi. Peki bundan sonra ne olacak, bu karar ne anlama geliyor. Mahkemenin verdiği kararı değerlendiren Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz "Derneğimiz, medya kanalıyla üzerine atılan iftiralardan aklanmıştır." dedi. Cengiz dava ilgili olarak Türkiye‘deki derin yapılanmaya da dikkat çekti.

Mahkemenin verdiği kararı değerlendiren Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz  "Yargının 9 Nisan 2012 tarihli Deniz Feneri Derneği hakkında verdiği takipsizlik kararı, aslında Almanya‘da planlanan ve 2008 yılında Türkiye‘de sahneye konulan linç ve fitne operasyonun sona erdiğinin tespitidir. Bu karar bir milattır, Almanya‘nın bu hain planının uygulaması, yargının kararıyla sona ermiştir. İlginçtir ki bu karar, iftiracı CHP‘nin yolsuzluğunun yine mahkeme kararıyla onaylandığı ve basına yansıdığı hafta çıkmıştır. Bu da ilahi adaletin tecellisidir."dedi.

BU DAVA ALMANYA‘DA PLANLANDI

Deniz Feneri Davasının planlanmış bir proje olduğunun altını çizen Cengiz "Bu dava 2007‘de Almanya‘da planlanmış, 2008‘de Türkiye‘ye paslanmış; siyaset, medya ve derin yapılanmanın oluşturduğu üçlü şer ittifakı Türkiye Deniz Feneri‘ne karşı bir linç operasyonuna dönüştürülmüştür. Genel  olarak bakıp bunu iyi tahlil etmek lazım. Türkiye Deniz Feneri Derneği, Türkiye‘de kurulan bir dernek. Almanya‘daki Deniz Feneri e.V ise Almanya‘da ve tamamen Alman kanunları çerçevesinde kurulmuş bir dernek. Orayla ilgili süren bir dava ve sonrasında verilen kararın ardından her şey Almanya‘da olup bitmiş. Her şey bittikten sonra Alman mahkemesinin hükmü açıklarken söylediği ‘Asıl failler Türkiye‘de‘ sözü aslında sihirli bir söz. Bu davanın Türkiye ayağındaki tüm gelişmeler, bu söz etrafında örgütlendi. Alman hakimin bu sözü üzerine Türkiye‘de çok çetin bir üçlü koalisyon devreye girdi." şeklinde konuştu.

DERİN YAPININ PARMAĞI VAR

Türkiye‘deki derin yapılanmanın bu davada baş aktör olduğunu hatırlatan Cengiz "Deniz Feneri‘ne  karşı yürütülen bu linç kampanyasının Siyasi ayağında CHP ve İşçi Partisi var, medya ayağında Doğan Grubu gazete ve televizyonları, Cumhuriyet gazetesi, Oda TV gibi medya koalisyonu var. beş yıldır sürdürülen kirli kampanya sırasında, Deniz Feneri ismi yazılı ve görsel medyada, akıl almaz türlü iftiralarla üretilen yalan haber ve yorumlar o kadar çok yer buldu ki, yapılan bu kara propaganda karşısında, toplumun bundan etkilenmemesi düşünülemez. Şer odakları, yardımlaşma gibi çok hassas bir konuda fite çıkararak, toplum vicdanına adeta zehirli hançer saplamışlardır.

Çıkan asılsız haberlerin etkisiyle, yardımlaşma ve dayanışmanın zayıfladığı, toplumda güven ilişkisinin zedelendiği bir gerçektir. Çıkarılan fitne ile beraber derneğe yapılan bağış miktarlarında yarıya yakın bir azalma oldu.  Ancak bundan dolayı toplumu suçlayamayız." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi