İki yaş anne babalar için zor bir dönemdir.

Bu dönem çocuk anne kucağından yavaş yavaş dış dünyaya açılmakta ve çevreyi tanımaya çalışmaktadır. Bir yandan yürümeye gayret etmekte diğer yandan, objelere dokunarak dünyayı keşfetmektedir... Anne baba bu konuda çocuğu engellediğinde öfkelenir, ağlar, karşı çıkar. Çocuk istediğinin olması için sonuna kadar direnir. Bu konuda ebeveynler çözümsüzlüğe düşerek ne yapacaklarını bilemeyebilirler. Ve anneyle çocuk arasında bir çatışma başlar. Bu çatışmanın nedeni ailenin çocuğun gelişim dönemine uygun davranmamalarıyla ilgilidir. Mesela çocuk, televizyonun ya da bilgisayarın kumandasını alır ve tanımaya çalışır. Anne hemen çocuğu buradan uzaklaştırır. Burada çocuk kumandanın elinden niçin alındığını bilmemektedir. Bunun için anneyi zorlar ve istediğini yaptırmaya çalışır. Burada anne kumandayı almadan önce "bu şekilde kumanda bozulabilir ve bozulduğunda televizyonu açamayız. Eğer oynamak istersen sana oyuncaklarını getireyim onlarla oyna, ne dersin?" gibi yaklaşımda bulunmalı ve çocuk kumandayı niçin bırakması gerektiğini bilmelidir.

Çocuğun çevreyi tanımasına izin verin

2-3 yaşlarında, çocuklar özerklik dönemi denilen bir süreçten geçerler. Yani bu süreçte çocuk, anne kucağından yavaş yavaş dış dünyaya açılmakta ve objeleri tanımaya çalışmaktadır. Çocuk bir yerde varlığını hissettirme çabası içindedir ve istediği her şeyin yapılmasını istemektedir.

Anne baba bu sürecin geçici bir durum olduğunu bilmeli ve çocuğu anlayışla karşılamalıdır. Aile çocuğun gelişim sürecini sağlıklı bir şekilde geçirebilmesi için onun çevreyi keşfetmesine izin vermelidir. Gün içinde çocuğun karşılaştığı her nesne, her ses, her renk onun yeni bir şeyler öğrenmesini sağlar. Çünkü çocuk hayatı sıfır noktasından tanımaktadır. Bizler için sıradan bir bilgi onlar için dünyayı yeniden keşfetmişcesine önem arz edebilir. Aile gerektiğinde hayır diyebilmeli ama çocuğa zarar getirecek bir durum yoksa onun çevreyi keşfetmesine fırsat tanımalıdır. Yani, çocuk oyuncaklarını odaya döküp oynadığında, çekmeceleri açıp buradaki eşyaları tanımaya çalıştığında anne ona engel olmamalı. Ancak "tamam buradaki eşyalara bakabilirsin ama daha sonra onları yerine kaldırmalısın" demelidir.

Konuşmak büyük ihtiyaç

Bizler nasıl ki, kendimizi ifade edemediğimiz noktada gergin ve sinirli oluyorsak, konuşması gecikmiş çocuk da duygularını ifade edemediğinde aynı şekilde sinirli olabilir. Yani, çocuğun dil gelişimi yeterli düzeyde değilse, onun kendisini ifade etmesi sorun haline gelebilir. Duygu ve düşüncelerini ifade edemeyen çocuk, gergin stresli ve inat olabilir. Çocuk bu sorunun telafisi için isteklerini hareketleriyle ifade etmeye çalışır başarılı olamadığında da ağlayabilir ve kendini yaramazlığa vurabilir. Bu tür durumlarda aile, çocuğunuzun kendini ifade etmesine yardımcı olmalı ve ona karşı anlayışlı davranmalıdır. Bütün gayretlerine rağmen çocuğun konuşma süreci gecikiyorsa da bir konuşma terapistine gitmeli ve yardım almalıdır.

Birkaç söz

Terbiye ilim sayesinde olur

İmam‘ı Gazali‘ye göre terbiye ancak ilim sayesinde gerçekleşir. Fakat, bunun için edindiğimiz bilginin hayatımızda aktif hale gelmesi gerekir. Bu anlamda Gazali, dinimizin ahlak ve eğitim konusunda beraberlik prensibine önem verdiğini savunur ve şunları söyler: "Ey oğul, oğluna ve kızına küçükken ahlak öğret. Ancak küçük iken öğretmelisin, büyüdüğü zaman zor olur. Ailenin ve çocuklarının suçlarını gördüğün zaman bağışla".

Muhabir: Haber Merkezi