Osmanlı ve eski Yugoslavya döneminde "eğitim ve bilim kenti" olan Bosna-Hersek‘in başkenti Saraybosna‘nın, 1992-1995 yıllarındaki savaşla kaybettiği bu özelliğine yeniden kavuşması için proje hazırlandı.
Bosna halkının gönlünde ayrı bir yeri bulunan Gazi Hüsrev Bey tarafından 1537 yılında Saraybosna‘da kurulan ve bugün de öğretimin devam ettiği medreseyle başlayan kentin bilim yuvası haline getiriliş süreci, özellikle 16, 17 ve 18. yüzyıllarda zirveye ulaştı. Osmanlı zamanında değişik ülkelerden Saraybosna‘nın medreselerine gelen öğrencilere ev sahipliği yapan kent, eski Yugoslavya döneminde de bu geleneğini sürdürdü. Eski Yugoslavya‘nın lideri Mareşal Josep Broz Tito‘nun teşvikleriyle Saraybosna‘daki üniversitelerde her yıl yabancı ülkelerden çok sayıda öğrenci öğrenim gördü.
Aynı zamanda Müslümanların, Ortodoksların, Katoliklerin ve Musevilerin bir arada uzun yıllar barış ve sevgi içinde yaşadığı, "Avrupa‘nın Kudüs"ü olarak gösterilen, 1984 Kış Olimpiyatları‘na ev sahipliği yapan Saraybosna, 1992-1995 yıllarındaki savaşta büyük bir yıkıma uğradı.
Savaşın bitmesinin ardından ülkeye Türk girişimcilerce, ilköğretim okullarının yanı sıra Uluslararası Saraybosna Üniversitesi ile Burç Üniversitesi de kuruldu. Başta Türkiye olmak üzere çeşitli ülkelerden öğrenciler, yüksek öğrenim için bu üniversiteleri tercih ederek, farklı bir ülkede, uygun koşullarda, yabancı dilde öğrenim görme fırsatı elde etti.
Türk üniversitelerinin popülaritesinin artmasıyla birlikte Amerikan Üniversitesi ile Uluslararası Bilim ve Teknoloji Üniversitesi de Saraybosna‘da kurularak öğretim vermeye başladı.
Saraybosna‘nın tarihteki "eğitim merkezi" olma konumunu da dikkate alan Bosna International Bank Genel Müdürü ve bu yıl ikincisi düzenlenen Saraybosna İş Forumu Organizatörü Amer Bukviç önderliğinde, ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı‘nın da destekleriyle bir süre önce "Saraybosna Üniversite Kenti Projesi" hazırlandı.
Bu projeyle başta Türkiye olmak üzere, Ortadoğu, Orta Asya ve AB üyesi ülkelerden her yıl 20 bin öğrencinin Saraybosna‘da öğrenim görmesi ve kentin bir "üniversite şehri" haline gelmesi hedeflendi. Ülkede İngilizce öğretim veren 2 Türk üniversitesi ile Amerikan Üniversitesi, Uluslararası Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve kentin en köklü devlet üniversitesi olan Saraybosna Üniversitesi de projeye destek verdi. Bu 5 üniversite, aralarında protokol imzalayarak projenin hayata geçmesi için koordineli şekilde çalışma başlattı.
Projeyi hazırlayan Amer Bukviç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu projenin 2011-2012 akademik yılında hayata geçirileceğini ve ileride her yıl 20 bin öğrencinin Saraybosna‘ya gelmesini sağlayacaklarını bildirdi.
Saraybosna‘nın asırlardır eğitim ve bilim yuvası olduğuna dikkati çeken Bukviç, "Şu anda her yıl yaklaşık 1500 yabancı öğrenci Saraybosna‘ya öğrenim için geliyor. Bu sayıyı çok rahatlıkla 20 bine ulaştırabiliriz" dedi.
Saraybosna‘nın öğretim altyapısının, dini ve kültürel farklılıkların asırlardır bir arada barış içinde yaşamasının, güvenlik sorunu olmamasının, tarihi ve doğal güzelliklerinin bu proje için önemli avantaj sağladığına işaret eden Bukviç şöyle konuştu:
"Çok sayıda yabancı öğrencinin Saraybosna‘ya gelmesi, hem kentin hem de ülkenin imajına ve ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır. Kentimizde İngilizce öğretim veren 5 üniversitenin de bu projemize destek vermesi bizim için çok önemli. Bu projenin hayata geçmesiyle Saraybosna‘yı çatışma yeri olarak anlatan hikayeler rafa kalkacak, kentimiz eğitim, turizm ve diğer vesilelerle ziyaret edilmesi arzu edilen yer haline gelecek. Ayrıca Saraybosna‘ya 20 bin yabancı öğrencinin gelmesi ülke ekonomisinin çeşitli sektörlerine 250 milyon avro katkı sağlayacaktır."
Bukviç, yine bu projeyle ülkeden yurtdışına beyin göçünün duracağına, yurtdışında yaşayan Bosnalı ailelerin de anadillerini bilmeyen çocuklarını Saraybosna‘da okutma imkanı elde edeceklerine işaret etti.
Saraybosna‘daki üniversitelerde din, ırk ve ideoloji açısından öğrencilere ayrımcılık yapılmadığına, farklı giyinen ve düşünen öğrencilerin aynı sıralarda oturduğuna dikkati çeken Bukviç, ayrıca kentin her kesimin zevkine uygun kültür aktivitelerine de sahip olduğunu vurguladı.
Eski Yugoslavya zamanında Saraybosna‘nın, yurtdışından gelen yabancı öğrencilerin öğrenim gördüğü kent olduğuna işaret eden Bukviç, Tito‘nun da bu şehri "çok uluslu, çok kültürlü ve yabancı öğrencileri kolları açık bekleyen kent" olarak nitelendirdiğini söyledi.
Amer Bukviç, Türkiye‘de her yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin gencin üniversiteye girmek için başvurduğunu, bu öğrencilerden ancak 300 bininin üniversiteli olma şansı elde ettiğini belirterek, "Aslında Saraybosna‘nın hedeflediği 20 bin öğrenci, Türkiye‘deki üniversitelere giremeyenlerin sayısının sadece yüzde 1,5 oranına tekabül ediyor. Bu nedenle iyi bir tanıtımla hedefimize çok rahat ulaşırız" dedi.
Uluslararası Burç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Padem ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu projenin kendi üniversitelerinin misyonuna uygun olduğunu ve bu nedenle bunu desteklediklerini söyledi.
Yurtdışından gelecek öğrencilerle ilgili bazı bürokratik ve hukuki sorunlar bulunduğunu ifade eden Padem, "Örneğin Bosna-Hersek‘in her yerde büyükelçiliği bulunmuyor. Buraya gelecek öğrencilerin vizelerini üniversitelerin vermesi sağlanırsa bu sorun büyük ölçüde giderilir" ifadesini kullandı.
Ayrıca projeyi destekleyen 5 üniversitenin yurtdışından gelecek öğrencileri dikkate alarak bölüm sayısını artırmalarının iyi olacağını ifade eden Padem, şöyle konuştu:
"Bosna-Hersek eğitim için çok elverişli bir yer. Saraybosna‘da tarihten gelen bir entelektüel zemin var. Bu proje de bizim misyonumuza uygun. Zaten amacımız öğrencilerin yüzde 50‘sini dışardan getirmekti. Bu projeye devletin destek vermesi bizim misyonumuzu yerine getirme çabamızı daha da kolaylaştırır. Bizim hedefimiz, 10 yıl içinde zaten 5 bin öğrenci almaktı. Ancak bu projenin hayata geçirilmesiyle birlikte 3 yıl içinde bu hedefe ulaşabiliriz."





