Öncelikle, Kastamonu‘daki saldırıyı PKK dışındaki herhangi bir gücün gerçekleştirmiş olabileceğini düşünmüyorum...

İlk bakışta bu saldırının, devletle düzenli bir şekilde görüşen Öcalan‘ı zor durumda bırakabileceği düşünülebilir. Fakat son avukat görüşmelerinden dışarıya yansıyanlara bakıldığında Öcalan‘ın görüşmelerin gidişatından pek memnun olmadığı ve PKK kartını hep elinde tuttuğu anlaşılıyordu. İşte PKK bu saldırıyı pekala Öcalan‘ın elini güçlendirmek için yapmış olabilir. PKK‘nın bu tür beklenmedik ve aşırı ölçüde sansasyonel saldırıları düzenlemesinden en büyük zararı hiç kuşkusuz tüm Türkiye görüyor. Zaten kırılgan olan "iç barış"ı iyice tehlikeye atan bu saldırıların yasal Kürt siyasi hareketini de çok zor durumda bıraktığı da ortadadır. Kürt sorunuyla ilgili olarak gözler sandığa çevrilmiş ve 12 Haziran‘dan sonra oluşacak olan BDP Meclis Grubu‘nun performası merakla beklenirken, PKK, bu saldırıyla, yasal hareket üzerindeki ipoteğini kaldırmaya kolay kolay razı olmayacağını bir kere daha göstermiş oldu. Bakalım 12 Haziran‘da seçilecek olan BDP destekli adayların bu ipoteği kaldırmaya güçleri yetecek mi?        (RUŞEN ÇAKIR / VATAN)

Muhabir: Haber Merkezi