Devletin, özel bir rehabilitasyon merkezine ayda iki asgari ücret tutarında ödeme yaparak bakımını sağladığı zihinsel ve bedensel engelli 14 yaşındaki Muhammed Mustafa Çerçi, ilk kez burun yerine ağzından şırınga ile beslenmeye, ilk kez iki ayağının üzerine basmaya başladı, ilk kez ‘‘anne‘‘ demeyi öğrendi.
Devletin, özel bir rehabilitasyon merkezine ayda iki asgari ücret tutarında ödeme yaparak bakımını sağladığı zihinsel ve bedensel engelli 14 yaşındaki Muhammed Mustafa Çerçi, ilk kez burun yerine ağzından şırınga ile beslenmeye, ilk kez iki ayağının üzerine basmaya başladı, ilk kez ‘‘anne‘‘ demeyi öğrendi.
Mersin‘in Erdemli ilçesinde yaşayan Çerçi ailesinin 3 çocuğundan biri olan Muhammed Mustafa Çerçi, annesinin de zihinsel engelli olması ve kendisine bakamaması nedeniyle komşular ve akrabalarının sınırlı desteğiyle yaşamını sürdürdü. Ancak ağızdan beslenememesi nedeniyle durumu her geçen gün kötüye giden hem zihinsel, hem bedensel gelişim bozukluğu olan Muhammed Mustafa için Mersin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) devreye girdi ve özel bir rehabilitasyon merkezine yerleştirilmesini sağladı.
Zihinsel ve bedensel engelli Muhammed Mustafa, özenli bir bakım sayesinde önce burun yerine ağızdan şırınga ile beslenmeye başladı. Kuruma geldiğinde adeta bir deri bir kemik kalan vücudu, ağızdan beslenme sayesinde toparlanan Muhammed Mustafa, bunun ardından bakıcı annelerinin her gün uyguladıkları terapiler sayesinde iki ayağının üzerinde de durmaya başladı.
Henüz adım atmasa da ayakta durmanın sevincini yaşayan Mustafa, 14 yaşında ilk kez ‘‘Anne‘‘ demeyi öğrendi. Küçük Mustafa‘nın durumunun her gün daha iyiye gitmesi bakıcılarına da büyük mutluluk veriyor.
Muhammed Mustafa‘nın bakıcı anneleri Meral Doğan, Ebru Çakın, Sibel Doğan ve Gülten Tekirdağ ise, bir evlat, bir kardeş gibi gördüklerini belirterek, ‘‘O acıktığını bile söyleyemeyen bir bebek gibi. Ne anne ne de baba tanıyor. Babası ölmüş, annesi zihinsel engelli olduğu için ziyaretine bile gelemiyor. Bize ‘anne‘ diye seslenişinden mutlu oluyoruz. Ona bir bebek gibi bakıyoruz‘‘ dediler.



