Kırmızı etten beyaz ete, şarküteriden süt ve süt ürünlerine, sıvı ve katı yağdan kahvaltılık ürünlerine, su ve meyve suyundan catering ürünlerine kadar pek çok çeşidiyle sofralarımızda yer alan Aytaç, halka açılmaya hazırlanıyor.

Halka açılmanın bir yıldır gündemlerinde olduğunu bildiren Aytaç Üretimlerden Sorumlu Genel Müdürü Adil Tekdemir, "Çalışmalarımız devam ediyor. Yetiştirebilirsek bu yılın 4‘üncü çeyreğinde, yetiştiremezsek 2012‘nin ilk aylarında borsada olacağız inşallah" dedi. Hisselerinin halka açılma oranının henüz netleşmediğini belirten Tekdemir, halka arzdan gelecek kaynağın üretim kapasitesini artırmak için yeni yatırımlarda kullanılacağını söyledi.

Aytaç Üretimlerden Sorumlu Genel Müdürü Adil Tekdemir, Aytaç‘ın yeni hedeflerini gazetemizle paylaştı. Aytaç‘ın gıda sektörünün önemli bir aktörü olduğunu kaydeden Tekdemir, yeni yatırım hedeflerini mevcut ürünlerde üretim kapasitesini artırma yönünde yaptıklarını söyledi. Tekdemir, "Aytaç, gıda sektöründe önemli bir marka olmasına rağmen daha ulaşamadığımız noktalar var. Bu noktalara ulaşabilmemiz için üretim kapasitemizi daha da artırmamız gerekiyor. Üretim kapasitemizi artırarak gerçek tüketicimize ulaşmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Aytaç‘ın kârlı bir şirket olduğunu ifade eden Tekdemir, 2009 ve 2010‘da kar hedeflerini tutturduklarını belirterek, "2011‘de kar bütçesi yaptık. 3-4 aylık süreçte satış ve kar hedeflerine ulaştık" dedi.

Yimpaş Holding‘e bağlı, et/et mamulleri, süt/süt mamulleri, su, meyve suyu ve diğer temel gıda maddeleri üreticisi ve pazarlama şirketi olan Aytaç‘ın, üretimde bulunduğu bütün sahalarda faal durumda olduğunu ifade eden Tekdemir, Belçika‘daki fabrikanın da geçen yıl hizmete girmesiyle birlikte şirketin Avrupa ayağını sağlamlaştırdıklarını söyledi. Türkiye‘de et fiyatlarında yaşanan aşırı yükselmede Belçika‘daki fabrikanın kırmızı et temininde önemli bir görevi yerine getirdiğini ifade eden Tekdemir, hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntının temelinde de, sorunların zamanında görülüp gerekli önlemlerin hemen alınmamasının yattığını vurguladı.

Mısır‘daki belirsizlik girdi maliyetlerini yükseltiyor

Aytaç olarak bugünlerde en çok sıkıntıyı beyaz ette yaşadıklarını dile getiren Adil Tekdemir, GDO sıkıntısından dolayı mısır ithalatına izin verilmediğini söyledi. Ülkedeki mısır hâsılatının ihtiyacı karşılamadığını dile getiren Tekdemir, şunları kaydetti: "Geçen yılki hâsılat 3 milyon 200 bin tondu. Ülkenin toplam mısır ihtiyacı ise 4 milyon 500 bin ton. Yani 1 milyon 300 bin ton açık var. Şu anda ithalata izin verilmediği için mısırı bulmakta zorlanıyoruz. Sezonda 450 lira olan mısır, şu anda 675 liraya çıkmış durumda. Böyle olunca sektörde ciddi bir sorun yaşanıyor"

Bu belirsizliğin biran önce ortadan kaldırılması gerektiğini dile getiren Tekdemir, mısıra karşı alternatif ürün olarak sorgumun gündeme geldiğini ancak burada da ithalatın nasıl yapılacağına dair henüz bir netlik bulunmadığını anlattı. Tekdemir, "Bakanlık biran önce mısır hammaddesi ile ilgili olarak önümüzü açması gerekiyor. Geri kalanını biz yaparız; ihracat ta yaparız, istihdam da sağlarız yeter ki önümüzü açsınlar" dedi.

Tedbir almakta geç kalındığı için sıkıntı yaşandı

Adil Tekdemir, şöyle konuştu: "Kırmızı ette bir sıkıntının yaşanacağını biz de zamanında söylemiştik. Hemen tedbir alınması gerekiyordu. Ancak geç kalındı. Bakanlık, sorunla karşılaşınca birçok tedbir aldı ama geç kalındığı için ciddi bir sıkıntı yaşandı. Fabrikaya 18 liradan et aldığımızı biliyorum. Bunu, sucuk olarak en az 45 liradan satmanız gerekiyor ki ayakta durabilesiniz. Bunu kim alır? Kimse alamaz. Onun için buraya çıkmadan müdahale edip sorunu çözmek lazım"

Son günlerde bazı bölgelerde süt fiyatlarında yaşanan aşırı düşüşün hayvancılıkta yeni bir krizin habercisi olduğu yönündeki tepkilerin de ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Tekdemir, özellikle Mart, Nisan ve Mayıs aylarında süt fiyatlarındaki düşüşün programsızlıktan kaynaklandığının altını çizdi. Tekdemir, şöyle konuştu: "Bunu planlı programlı yapabilsek yani süt arzını yılın geneline yayabilsek birçok sorun kendiliğinden çözülecek. Aynı zamanda süt hayvanlarını et ırkı ile birleştirip hem et hem sütü dengeleyebilecek çalışmalar yapılabilir. Gördüğümüz kadarıyla yapılıyor. Boş durulmuyor ama zaman alacak"

Karkas et ithalatında gümrük vergisinin yüzde 60‘lara çıktığını anımsatan Tekdemir, ithalatın artık cazibesini kaybettiğini belirterek, "Çiftliklerimizde 5 bin hayvan var. Bunları kesmeye başladık" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi