Düşmana karşı, en mükemmel kuvveti ve silahı hazırlamak gerek

Düşmana karşı, en mükemmel kuvveti ve silahı hazırlamak gerek

Çağdaş kâfirler istiyorlar ki, Müslümanların ordusu olmasın, silahı olmasın, harp âletleri olmasın. Onlar en tesirli silahları yapsın, yüzlerce atom bombası imal etsin ama Müslümanların harp sanayiinde en ufak teşebbüsü olmasın... Gariptir ki kâfirlerin dümen suyuna girmiş, beyinleri yıkanmış bazı ahmak Müslümanlar da benzer şeyleri söylemekte; "Elimizdeki bütün silahları imha etmeliyiz ve bütün silah fabrikalarını kapamalıyız ve düşman bize karşı kimyasal bomba da atsa biz sevgi ve muhabbetle karşılık vermeliyiz" demektedirler. Oysa Allahu Azimüşşan Müslümanlara, düşmanlara karşı en mükemmel kuvveti ve silahı hazırlamalarını emretmektedir. Bakınız Rabbimiz, Enfal Sûresinin 60. Âyet-i kerimesinde meâlen ne buyuruyor:"Onlara karşı gücünüzün yettiği her kuvvetten ve (cihad için) bağlanıp beslenen atlardan (sürekli bakımı yapılan savaş vasıtalarından) hazırlayın; bununla Allah ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin kendilerini bilmediğiniz, Allah ın onları bildiği diğer (düşman) kimseleri korkutursunuz. Hem Allah yolunda her ne şey sarf ederseniz, karşılığı size tam olarak verilir ve siz (aslâ) haksızlığa uğratılmazsınız."Bu âyet-i kerime muvâcehesinde en mükemmel harp âletlerini, vasıtalarını, silahlarını hazırlamak ehl-i İslam üzerine vaciptir. Düşman karşısına süratle asker sevketmek için  memleketin her tarafına yollar, köprüler ve demiryolları yapmak dahi elzemdir. Bu âyet-i kerimede geçen "kuvvet"ten murad; düşmana karşı silah atmak ve atılacak silah ile silahın levâzımıdır. Bir hadis-i şerifte; "Kuvvet, düşmana silah atmak" buyrulmuştur. Âyette Müslümanların hazırlamakla emir olundukları kuvvete askerin talimi dahildir. Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmaktadır: "Bir kimse silah isti malini öğrenir de sonra unutursa o kimse bizim cemaatimizden olmadı" Bir başka hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: "Bir ok sebebiyle üç kimse elbette Cennete girer: Birincisi; amelinde hayr i tikad ederek oku yapan kimsedir. İkincisi; düşmana karşı ok istimal eden kimsedir. Üçüncüsü: Oku isti mal eden kimsenin eline ok vermek suretiyle imdad eden kimsedir." İmdad; silahı yapmak veya satmak veyahut harp mevkiinde yardım etmek suretlerinden herhangi bir suretle olursa olsun cümlesine şâmildir. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden de anlaşılacağı üzere Cenab-ı Hak Mü minlere, Kendinin ve Mü minlerin düşmanı olan küffâra karşı asra göre en mükemmel harp âletlerini, silahları ve harp için lazım olan bütün hazırlıkları yapmayı emir buyurmaktadır. Müslümanların elinde kimyasal ve nükleer silahlar da bulunmalı, küffâr kullandığı takdirde Müslümanlar da mukabele-i bilmisil yapmalıdır. Ehl-i iman, emr-i İlâhiye imtisal ederek, şu asra göre en mükemmel silahları yapmakla ve kullanmasını öğrenmekle mükellef ve muvazzaftır.

08 Eyl 2006 - 07:45 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.