2020'den bu yana yürekleri yakan, ailenin gözünü yollarda bırakan o karanlık güne dair sırlar bir bir gün yüzüne çıkıyor. Yıllardır bir umutla bekleyen vatandaşın kafası, devletin zirvesindeki isimlerin gölgesinde dönen şaibeli "zarf" ve "para trafiği" iddialarıyla iyice karıştı. Cinayet şüphesiyle 7 ilde düğmeye basılması ve 10 ismin demir parmaklıklar ardına gönderilmesi, olayın boyutunu bambaşka bir noktaya taşıdı.

Kapalı Zarfın Sırrı

Eski Vali Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun savcılık tutanaklarına yansıyan ifadelerinde, ailenin valilik makamına sığındığı o acı dolu günlerde, kapalı kapılar ardında yaşananlar kayıtlara geçti. Eroğlu, görüşmenin hemen ardından Vali Sonel'in kendisine yarım A4 boyutunda kapalı bir zarf vererek, "Bunu Gürkan'a gönder" talimatı verdiğini, zarfın içinde kayıp kızın sim kartı olduğunu sonradan öğrendiğini, Vali Sonel'in, kartın son sinyal bilgilerine bakılması için bu kayıtsız teslimatı yaptırdığını söyledi.

"Hacker" Şüphesi ve Kayıt Dışı Para

Sim kartın elden teslim edildiği ismin arka planı ise tüyler ürpertti. Telefon rehberinde "Sosyal medya Gürkan" olarak kayıtlı şahsın asıl adının Gökhan Ertok olduğu ve internet aleminde "hacker tarzı" işler yaptığı kaydedildi.

Koruma polisi Eroğlu'nun, valinin talimatıyla bu şahsa kendi şahsi hesabından düzenli olarak para gönderdiği, ardından bu meblağları validen elden nakit olarak tahsil ettiği ortaya çıktı. "Vali bey talimatlı aramıştım" diyen Eroğlu, tüm veri ve para akışının makamın bilgisi dahilinde yürüdüğüne dikkat çekti.

"Kimsenin Kara Kutusu Değilim"

Soruşturmanın en can alıcı noktalarından biri de "kara kutu" tartışması oldu.

Gökhan Ertok'un kendisini valinin kara kutusu olarak tanımlamasına sert çıkan koruma polisi, "Ben kimsenin kara kutusu değilim. Vali Tuncay Sonel’in sadece korumalığını yaptım" sözleriyle iddiaları reddetti.

Viyadükte O Gece Neler Yaşandı?

Kayıp kızın son görüldüğü Sarısaltuk viyadüğünde, 5 Ocak akşamı saat 21.12'de baz sinyali vermesiyle köşeye sıkışan koruma polisi, ceset gömme iddialarına ateş püskürdü.

O karanlık bölgeye tek başına gitmediğini savunan Eroğlu, "Gittiysem ya da geçtiysem de ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir" ifadelerini kullandı. Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile ceset gömmek için keşif yaptığı yönündeki ağır suçlamaları ise kesin bir dille yalanladı.

Karanlık viyadükte verilen sinyallerin ve valilik koridorlarındaki şaibeli para trafiğinin yargı önünde nasıl aydınlanacağı merakla bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi