Protesto yürüyüşü ve gösterisi yapmak her demokraside normal karşılanan bir durum!
YSK‘nın BDP‘li bağımsız adayların bir bölümünün milletvekili seçimine giremeyeceği kararının protesto edilmesi de böyle bir hak. Ve BDP bu hakkı gerekli gördüğü her durumda kullanıyor, bu işte başarılılar da her gösteride çok sayıda insanı bir araya getirebiliyorlar. Belli ki parti örgütü bu konuda iyi bir deneyim kazanmış. Ama unutulmaması gereken temel konu, bu hakkın kullanımının başkalarına zarar vermeyecek şekilde olmasıdır. Molotofkokteylleri ile otobüsleri yakmak, işyerlerini kullanılamaz hale getirmek, çevreye taş yağdırmak, sopalarla polise saldırmak gösteri yapma hakkının hiçbir yerinde olmayan bir durum. Ve yine görüyoruz ki bu da giderek bir alışkanlık haline geliyor. Bu işi durdurma sorumluluğu hiç kuşku yok ki öncelikle o gösteriyi örgütleyenlerindir. BDP kitleleri sokağa dökmeyi bildiği gibi o kitlelerin şiddete yönelmesini de önlemekle yükümlüdür. Hem "Demokrasinin önünü açın" diyeceksiniz, demokratik bir hakkı sonuna kadar kullanmak isteyeceksiniz hem de çevreye ve insanlara zarar veren eylemleri önleyemeyeceksiniz. Böyle bir şey olmaz. "Barış" böyle aranmaz! (MEHMET Y YILMAZ / HÜRRİYET)





