1993 yılında başlayan olimpiyat ev sahipliği rüyamız yine

bir başka bahara kaldı. Aslında hepimiz üzüldük fakat bazı gerçekleri de

görmezlikten gelemeyiz. İstanbul dünyanın en güzel şehri fakat dünyanın en

sıkıntılı şehirlerinden bir tanesi. Örneğin trafik sorunumuzu hâlâ çözemedik.

Sefaköy den Olimpiyat Stadı na gitmek için saatlarce trafikte eziyet çekiyoruz.

Maç günleri Fenerbahçe Stadı na gitmek için köprüde eziyet çekiyoruz. Geçen ay

trafik yoğunluğu sebebiyle Fenerbahçe-Arsenal maçına gitmek için feribota

binelim dedik, bir saatten fazla biz sıra, gemi bekledik. Bizim insanlarımızın

bu sıkıntılardan kurtulması için Olimpiyat mı kazanması gerekiyor Sonrasında

geçen aylarda yine Mersin de mini olimpiyat düzenledik; açılış ve kapanış

mükemmeldi, fakat statlar bomboştu, ilgi çok azdı. Türkiye denince akla futbol

geliyor, ama futbol maçlarına bile çok ama çok az ilgi vardı.

İstanbul a olimpiyatların verilmemesinin son yıllarda

olimpiyat yarışlarında aldığımız başarısız sonuçlar, çok övündüğümüz halter ve

güreşte alınan başarısızlıkların yanı sıra doping ve şike olaylarına

karışmamızın hiç mi tesiri yok sizce

Bizler her zaman başarısızlığa bir kılıf uydurma peşinde

koşuyoruz. Kazananı alkışlamayı değil ona çamur atmayı düşünüyoruz. Yok

siyasi, yok gıda yardımı vs bahaneleriyle başarısızlığımızı örtbas etmek

istiyoruz. Biz kendi hatalarımızı düzeltirsek her başarısızlıktan ders almasını

bilirsek ve çalışmalarımızı bu yönde ilerletirsek o zaman başarılı oluruz. Biz

eksiklerimizi düzeltmeden başarı bekliyoruz. Gün boyu şöyle sunum yaptık, böyle

sunum yaptık Madrid ile çekişiriz, Tokyo bize rakip olamaz vs denirken tam

tersi oldu. Tokyo kazandı, nedeni de şu: Adamlar tesislerini, olimpiyatlardaki

başarılı spor dallarını, ulaşım rahatlığını vs gösterdi, biz ise İstanbul un

boğazını, tarihi mekânlarını gösterdik. Şimdi herkes şapkasını önüne koyup eğri

oturup doğru konuşmalı. Bizler ne zaman doping olaylarından, ne zaman şike

olaylarından kurtulursak, ne zaman olimpiyatlarda başarılı olursak, ne zaman

ulaşım sorunumuzu çözersek, ne zaman alt yapılarımızı tam olarak hazır edip

tesislerimizi düzeltirsek işte ancak o zaman başarılı olabilmemizin önünde bir

engel kalmaz. Bize düşen Tokyo yu tebrik edip başarılar dilemek. Çünkü onlar

kazanmayı bizden daha çok hak etti.

***

Düşünün önceki gün Türkiye, Avrupa Basketbol

şampiyonasında tel tel dökülerek şampiyonaya erken havlu attı. Sadece havlu

atmakla kalmadı, Türkiye Avrupa Şampiyonası ndan elenerek Dünya Kupası için

vize de alamadı. Bu da olimpiyat şansımızı yok etti. 2015 yılında Avrupa

Şampiyonası nın yapılma ihtimali de düşük. Kısaca 2017 ye kadar Milli

Takımımızı hiçbir dalda göremeyeceğiz. Sıkıntı ne kadar büyük farkında mısınız

***

Son olarak milli takımımıza değinelim Andorra yı 5-0

yendik; bizim için elbette moral oldu fakat Romanya ya 3-0 yenilen Macaristan

bile bu Andorra yı 5-0 yendi yani abartmaya gerek yok. Önümüzdeki Romanya maçı

bizim için hayati bir karşılaşma, kazanmaktan başka çaremiz yok. Berabere dahi

kalırsak bizim için umutlar tamamen bitiyor demektir. Fatih Terim Milli Takım

için doğru seçimdir. 2014 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri nde başarısız olsa bile

Fatih Terim Milli Takım Teknik Direktörlük görevini devam ettirmeli. Terim in

hataları yok mu var tabi ki ama şu an ülke futbolunu yönetecek isim için en

doğru tercih Fatih Terim dir. Bir sürpriz olur da 2014 Dünya Kupası na

katılabilirsek işte o zaman Fatih Terim li Milli Takım çok daha iyi yerlere gelecektir.

Gelmezse yapacak bir şey yok geçmişe dönüp ağlamanın da kimseye faydası yok.

Hatalarımızdan ders alıp yeni hedeflere hazırlanmalıyız...