Gazze Şeridi’nde ateşkes ilan edilmiş olsa da geride bıraktığı yıkım ve insanlık dramları dinmek bilmiyor. Savaşın en ağır yükünü yine anneler omuzluyor. Deyr el-Belah'ın doğusundaki "Sarı Hat" bölgesine düzenlenen saldırıda evladını kaybeden Filistinli anne Ümmü Muhammed'in günlerdir verdiği hukuk ve insanlık mücadelesi, bölgedeki trajedinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. İsrail güçlerinin engellemeleri nedeniyle günlerce oğlunun cenazesine bile ulaşamayan acılı anne, sonunda evladının sadece kemiklerine sarılabildi.
"Dokuz Gündür Kapılarında Uyuyorum"
Muhammed Ebu Hamaş, sivil savunma ekiplerinin ve ailesinin tüm çabalarına rağmen İsrail ordusunun kurşunlarına hedef oldu. Üstelik ordu, cenazenin alınmasına izin vermeyerek naaşı günlerce alıkoydu. Evladını toprağa verebilmek için yetkililer, sağlık ekipleri, sivil savunma ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi nezdinde amansız bir girişim başlatan anne Ümmü Muhammed, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlattı:
"9 gündür kapılarında uyuyorum, kimse beni sormadı. Oğlum sadece yüz metre ötedeydi ama kimse onu alamadı. Her yere gittim, herkese yalvardım."
Saldırının hemen ardından cenazeyi almak isteyenlerin tank atışları ve yoğun ateşle durdurulduğunu belirten acılı anne, "Üç şehidi çıkardık. Oğlum da onların arasındaydı. Size sadece kemiklerini getirebildim" diyerek gözyaşlarına boğuldu. Ümmü Muhammed, teslim aldığı oğlunun kemiklerini tek tek öperek kefene sardı ve son yolculuğuna uğurladı.
Ateşkese Rağmen Bilanço Ağırlaşıyor
İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını neredeyse her gün sürdürüyor. Resmi verilere göre, sadece bu son ateşkes sürecinden bu yana düzenlenen saldırılarda 1092 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 507 kişi ise yaralandı. Enkaz altından çıkarılabilen cansız beden sayısı ise 799 olarak kayıtlara geçti.
Ekim 2023'ten bu yana devam eden topyekun saldırıların bilançosu ise çok daha ağır. Gazze'deki toplam can kaybı 73 bin 118’e ulaşırken, yaralı sayısı ise 173 bin 615’e yükseldi.




