Kırk ikinci kuruluş yıldönümünü kutlayan Milli Gazetemiz,
bütün zorluklara rağmen ilk günkü heyecanıyla, çizgisinden milim sapmadan, eğilip-bükülmeden yoluna devam ediyor.
Hayatı boyunca adının başındaki milli unvanına sahip
çıkmış, milli ve manevi değerleri ön planda tutmuştur.
Milli Gazete nin farkı , kendisine ihtiyaç duyulduğu gün
ortaya çıkar. Bangladeş teki olayları sadece ülkemize değil; dünya kamuoyuna
yansıtan oydu. Bundan dolayı çoktan hak ettiği ümmetin yeryüzündeki sesi
tanımı, malumun ilanı oldu.
Mazlum coğrafyaların sesi olarak yayınlarında
şahsı/cemaati değil; yanlışı hedef alır. Müslümanlar kardeştir ilahi
düsturuna yaşayarak sahip çıkar.
Merhum Erbakan Hocamızın çok değer verdiği bir kurumdu.
Milli Gazeteyi hiçbir zaman ihmal etmez, her zaman toplantılarında gündeminin
ön sırasında tutardı.
Her devirde, darbelerde, olağanüstü hallerde egemenlere
rağmen eğilmeden bükülmeden, çizgisini korumuştur.
Uzun yıllar CHP iş başında olmasına ve bütün devlet
imkânlarına rağmen, CHP nin yayın organı Ulus Gazetesi varlığını sürdüremedi.
Cumhuriyet Gazetesi çok uzun ömürlü olmasına rağmen her
devirde renk değiştirdi. 2. Cihan harbinde faşist, bir dönem diktatörlük
yanlısı, bazen tatlı su demokratı, bazen de ulusalcı sol!
Diğer postal yalayıcısı, darbe şakşakçısı, post modern
darbecilerin borazanı gazeteleri göz önünde bulundurunca kıymeti daha iyi
anlaşılır.
***
Bu sütunu hariç tutarak söylüyorum, yazarları da fark
atıyor. Yazılar, insana bilgi ve şuur veriyor, ufuk açıyor.
Yazarlar arasında gaz alan, yağcı, şovmen, tetikçi,
felaket tellalı, her şeyi bildiğini sanan ve Türkiye yi idare ettiğini iddia
eden yazar bulunmaz.
Hemen her alanda doyurucu yazılar var. Eğitim, fıkıh,
kadın, tarih, edebiyat, özlü kulis, İslam dünyası ve strateji gibi her alanda
aynı hedefe kilitlenmiş değişik bakış açılarıyla yazılar ve tabi ki gündemi
yorumlayan kılçıklı şiirler.
Dahası, estetik, spor, aile, tefsir, adil düzen ve Milli
Görüş düşünce yazarı burada bulunur. Geyik muhabbeti tarzında gönül eğlendirme
yazısı bulunmaz.
***
En büyük hizmetlerinden birisi de sürekli olarakaşırılıktan uzak, mutedil çizgiyi koruması ve öğütlemesidir.
Okuyucusuyla bir bütün gazete olduğundandır ki,
Hakkâri den Hatay a, Edirne den Kars a tüm okuyucuları aynı bakış açısı ve aynı
şuura sahiptir.
Okurlarının, reklamlarını bile satır satır okuyarak
gönül bağı kurduğu bir gazete olarak; kitap gibi, günlerce birikmiş gazeteleri
okuduğunuzda, bıkmadan sıkılmadan okursunuz. Okumadığınızda eksiklik hissedersiniz.
Yurt dışına çıktığınızda evde dönünceye kadar
biriktirilecek ve hepsi tek tek okunacak gazetedir. Benim gibi müptela çoğu
kimse için, sabah ilk ihtiyaç, enerji ve hayat kaynağıdır.
***
Milli Gazete bir şuur odağı olarak niceleri yetiştirdi.
Kimler geldi geçti de o hep ilk günden beri durduğu çizgide yoluna devam etti, o bir ekol, o bir okul..
Tiraj kaygısı gütmeden mücadelesini sürdürdü. Nice
ayrılanlar oldu ama tirajı ayrılıklardan etkilenmedi. Çünkü o okur larına öyle
bir şuur vermekteydi ki; sağlam aşı ydı. Okuyanın ne Aklı Karışır ne de
Has talanırdı.
Duyguları
okşayan değil; fikirlere tercüman olan gazetedir. Gündemin gizli noktalarını
keşfedip ortaya koyan ve sükûneti elden bırakmadan çözüm üreten bir gazete
olarak, muhtevası dolu, gaz almayan ve gazı alınmayan gazetedir Milli Gazete.
Milli Gazete camiası her zaman vakur, hakkın ve hakikatin
yanındadır. Ülkemiz ve İslam âleminin yaşadığı sıkıntılı durumlarda yangına
körükle gitmek yerine, meselelere soğukkanlılıkla yaklaşmış ve yol gösterici
olmuştur. Bir yandan da zulme karşı direnişinde ve mazlumu savunmada heyecanını
hiçbir zaman yitirmemiştir.
Bugün de sağlam bir kale olarak Milli Gazetemizin görevi,
Saadet Partimizi iktidara taşımada km taşı olmaktır. İnanıyorum ki bunu da
başaracaktır.
Dört üniversite bitirmeye bedel gazeteyle nice yıllara