Ateş çemberine dönen Orta Doğu'da patlayan her bomba, binlerce kilometre ötedeki sıradan vatandaşın mutfağındaki yangını daha da körüklüyor. Dünyanın en büyük ekonomilerine yön veren isimler, tedarik zincirlerinin kopma noktasına gelmesiyle birlikte acil koduyla masaya oturdu. Küresel ticareti adeta boğazından sıkan kriz karşısında uluslararası arenada iğneden ipliğe her şeye yansıyacak yeni bir zam dalgasının korkusuyla kafalar oldukça karışık.

Fransa'da Kritik Zirve Sona Erdi

Cernay-la-Ville köyünde dün başlayan ve dünyanın kaderini etkileyecek kararların alındığı tarihi G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın perdeleri kapandı. Masada Fransa, Almanya, Kanada, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD'nin tepe isimlerinin yanı sıra Avrupa Birliği cephesinden Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas yer aldı. Kritik zirvenin ardından yayımlanan ortak yazılı bildiride, Orta Doğu'da durmak bilmeyen sivil kayıplara ve hedef alınan altyapılara dikkat çekildi. Resmî makamlarca yapılan duyuruda, "Çatışmanın sonuçlarının bölgesel ortaklar, siviller ve sivil altyapılar üzerindeki etkilerini azaltmanın yanı sıra insani yardım konusundaki çabaları koordine etmenin gerekli olduğunu vurguladık. Sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılara derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz" ifadelerine yer verildi.

Tedarik Zinciri Koptu Kopacak

Silahların gölgesinde yürütülen diplomasinin faturası giderek ağırlaşırken, asıl yıkıcı etkinin ekonomi cephesinde yaşandığı kaydedildi. Diplomatik yerleşkelere yönelik saldırıların hiçbir şekilde meşru görülemeyeceğinin altı kalın çizgilerle çizildi. Özellikle enerji, ticari ve gübre tedarik zincirlerini paramparça eden küresel şokların doğrudan vatandaşı vurduğu aktarıldı.

BMGK Kararı Masaya Sürüldü

Krizin etkilerini hafifletmek için alternatif ortaklıkların acilen desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Gözlerin çevrildiği en kritik nokta olan körfezdeki geçişlerle ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararı hatırlatıldı. Liderler, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararı doğrultusunda, Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli seyrüsefer özgürlüğünü kalıcı olarak sağlamanın mutlak bir gereklilik olduğunu yeniden dile getirdik" sözleriyle tehlikenin boyutunu tüm dünyaya ilan etti.

Kaynak: Haber Merkezi