Ülke genelindeki toplam 21,8 milyon doğalgaz abonesinin 19 milyonu bu sistemden ilk etapta etkilenmeyecek gibi görünse de, limitin dışında kalan 2,8 milyonluk kesim için faturalarda ciddi bir artış dönemi başlıyor.
YÜKSEK TÜKETİME AĞIR BEDEL: 2 BİN TL'LİK FARK
Geçmiş dönemlerde abonenin ne kadar doğalgaz harcadığına bakılmaksızın sabit bir birim fiyat uygulanıyordu. Ancak devreye alınan yeni modelle birlikte limiti aşmak büyük bir ekonomik külfete dönüştü. Özellikle kalabalık aileler, yaşlıların ikamet ettiği evler ve metrekare olarak büyük konutlar bu durumdan en çok etkilenecek grupların başında geliyor.
• Sınırı aşan yaklaşık 2,8 milyon abone, kullandığı her ekstra metreküp doğalgazın maliyetini hesaplamak zorunda kalacak.
• Faturalarına ortalama 2 bin liralık ek fark yansıyacak.
• Enerji Bakanlığı’nın bu adımı, hane halkının tüketim reflekslerini kısıtlamayı hedefleyen “radikal” bir tasarruf politikası olarak değerlendiriliyor.
ENERJİ OKURYAZARLIĞI ARTIK LÜKS DEĞİL, ZORUNLULUK
Yeni dönemde sadece kombiyi açıp kapatmak yeterli olmayacak; enerjinin "nasıl" ve "hangi verimlilikte" tüketildiğini bilmek ev bütçesi için hayati bir önem taşıyacak. "Sınır aşımı" adı verilen yüksek tarife tuzağına düşmemek adına elektrikte olduğu gibi doğalgazda da enerji okuryazarlığı şart haline geldi.
Kombi sıcaklığını yalnızca 1 derece düşürmenin veya doğru saatlerde yakmanın aylık faturaya yapacağı olumlu etkiyi bilmeyenler, ne yazık ki katlanmış rakamlarla karşılaşacak. Ev ekonomisini bu ağır faturalardan koruyabilmek adına ısı yalıtımı yaptırmak, akıllı oda termostatları kullanmak ve cihaz bakımlarını aksatmamak artık ekstra bir masraf değil, bütçeyi savunan en güçlü zırhlar olacak.
KONFORDAN ÖDÜN VERME DÖNEMİ BAŞLIYOR
Bu sistemin uzun vadedeki asıl stratejisi, hanelerin gereksiz enerji harcamalarını kesin bir sınırda tutmak. Ancak bu durum, milyonlarca ailenin kış aylarındaki alışılagelmiş ısınma konforundan taviz vermesini gerektirecek.
Bugün yüksek tüketim yapan 2,8 milyon abone için başlayan bu zorlu süreç, aslında sistemin güvenli tarafında kalan diğer milyonlarca hane için de son derece net bir erken uyarı niteliği taşıyor. Gelinen ekonomik noktada enerjinin artık "ucuz" bir meta olmadığı, sadece tasarruflu ve verimli kullanıldığı takdirde faturası ödenebilir bir kaynak olarak kalacağı gerçeği gün yüzüne çıkıyor.