Tarım ve Köyişleri eski Bakanı Musa Demirci, et fiyatlarındaki yükselişi durdurmak için ithalat kararı alan hükümeti ‘islami kesim usulü‘ konusunda uyardı. Yahudilerin ithal et alırken, hayvanın başında bir haham bulundurduğunu hatırlatan Demirci, "Özellikle müslüman olmayan ülkelerden ithal edecek hayvanların kesimi sırasında, Müslümanlar açısından tekbir getirilmesi lazım. Bunun için herhangi bir tedbir alınacak mı?" diye sordu.
Tarım ve Köyişleri eski Bakanı Musa Demirci, et fiyatlarındaki yükselişi durdurmak için ithalat kararı alan hükümeti ‘islami kesim usulü‘ konusunda uyardı. Yahudilerin ithal et alırken, hayvanın başında bir haham bulundurduğunu hatırlatan Demirci, "Özellikle müslüman olmayan ülkelerden ithal edecek hayvanların kesimi sırasında, Müslümanlar açısından tekbir getirilmesi lazım. Bunun için herhangi bir tedbir alınacak mı?" diye sordu. Demirci, et fiyatlarındaki yükselişin; bugünün değil 2007 yılında başlayan bir problemin sonucu olduğunu kaydederek, "3 yıldır bu soruna bigane kalındı. Dolayısıyla, bugünkü netice meydana geldi" dedi. 2007 yılında yaşanan problemi hatırlatan Demirci, süt fiyatlarının büyük miktarlarda düşmesiyle çiftçinin perişan olduğunu ve 2008 yılında da bu sorunun devam etmesi üzerine çiftçilerin ellerindeki damızlık hayvanlarını sattığını ifade etti.
Damızlık hayvanlar kesilince et ve süt fiyatlarının arttığına dikkat çeken Demirci, "Hükümet, 2007 yılında süt fiyatlarının düşmesine ve damızlık hayvanların kesilmesine seyirci kaldı. Herhangi bir tedbir almadı. Süte ve yeme müdahale edebilirdi. Yem fiyatlarını düşürüp, süt fiyatlarını artırabilirdi. Sıkıntı o günlerde önlenebilirdi. Ama hükümet, bunu görmezden geldi" diye konuştu.
İkinci nedeninin süt fiyatlarını revize eden bir kuruluş bulunmaması olduğunu kaydeden Demirci, "Eskiden SEK vardı. Şimdi yok. Onun yerine müdahale edebilecek bir kurum da konulmadı. Dolayısıyla o da bir sıkıntı meydana getiriyor. Böylece bugünkü ortama geldik" dedi.
Bugünkü sıkıntının üçüncü nedeninin ise küçük baş hayvan sayısının sürekli azalması olduğuna dikkat çeken Demirci, "Hükümet, bunu da göremedi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu‘da, yaylalar artık kullanılamıyor. Orta Anadolu‘da koyun ve keçi et fiyatları para etmediği için, çiftçiler küçük baş beslemekten vazgeçtiler. Hükümet, küçük baş hayvan üretimini teşvik edebilirdi. Ama yapılmadı" dedi.
Başka bir nedenin ise süt üreticilerinin sorunları görmezden gelinirken büyük firmalara yurtdışından süt tozu ithalatının önünün açılması olduğunu dile getiren Demirci, "Bu da damızlık hayvan üretimini olumsuz şekilde etkilemiştir" dedi.
İthalat çiftçiyi tamamen bitirir
Bugün et fiyatlarını düşürmek amacıyla et ithalatı için düğmeye basılmasını da değerlendiren Demirci, "Eğer ithal ederlerse, Türk çiftçisinin en az 10 yıl kendine gelmesi mümkün değildir" diye konuştu. 1996 yılından önce Türkiye‘de et ithalatının serbest olduğunu ancak Refahyol hükümeti döneminde buna son verildiğini hatırlatan Demirci, "Et ithalatı yapan bir grup ve lobi hala var. Onlar bu işin tatlı karını biliyorlar. Yıllarca beklediler. Şimdi onların beklediği ortam meydana geldi. Başbakanın da ithalat açıklaması, bu lobiyi fevkalade memnun etti. Ama bilinsin ki, çiftçilerimiz ve üreticilerimiz bundan büyük zarar görecek" şeklinde konuştu. Demirci, bugünkü sıkıntıların yanlış tercihlerden ve politikalardan kaynaklandığını belirterek, "Bu tercihleri yapan da, hükümetin kendisidir. Yapılacak şey bellidir. Üretimin önündeki engelleri kaldırmak gerekir. Türk çiftçisinin önünün açılması lazım. Yoksa bu manzaralarla sürekli karşılaşırız. Türkiye bu politikalarla, sürekli gıda ithal eden ülke haline getirilmek isteniyor " dedi.





