Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özkan, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından düzenlenen Geleneksel Çarşamba Konferansları’nda “ABD’nin Rejim Dönüştürme Politikası” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.
Özkan, ABD dış politikasında ABD Başkanı Donald Trump’ın izlediği politikalarla birlikte yaşanan zihinsel kırılmaya dikkat çekerek, rejim değiştirme yerine rejim dönüştürmenin öne çıktığını ifade etti.

“TRUMP SOĞUK SAVAŞ MANTIĞINI BİTİREN BAŞKAN OLARAK HATIRLANACAK”
Trump’ın ABD ve NATO’nun özünü oluşturan güvenlik anlayışını büyük ölçüde tasfiye ettiğini belirten Özkan, “Trump, ilişkileri güvenlik ve değerler üzerinden değil, maddi güç üzerinden tanımladı. Alışverişe dayalı diplomasi yerine tek taraflı ilişki biçimini tercih etti” dedi.
“TRUMP’IN GÜNDEMİNDE DEMOKRASİ YOK”
Trump’ın demokrasi ve rejim ihracı gibi başlıkları gündeminden çıkardığını ifade eden Özkan, Trump’ın temel meselesinin iktidarların ve rejimlerin ABD sistemine ne ölçüde uyum sağladığı olduğunu söyledi.
Özkan, Irak ve Mısır gibi ülkelerde darbe rejimleriyle kurulan ilişkilerin bu yaklaşımın bir sonucu olduğunu dile getirdi.

TRUMP FENOMENİ Mİ, YENİ AMERİKAN TARZI MI?
Bu yaklaşımın geçici bir Trump fenomeni mi yoksa ABD’nin yeni ve kalıcı dış politika tarzı mı olduğunun henüz netleşmediğini belirten Özkan, bu sorunun önümüzdeki yıllarda daha açık biçimde cevaplanacağını ifade etti.
UKRAYNA ÜZERİNDEN RUSYA’YA MESAJ
Ukrayna örneğine değinen Özkan, Batı’nın Ukrayna’yı ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan kendisine uyarlamaya çalıştığını belirtti. Bu sürecin başarılı olması halinde Rusya için de benzer bir baskının gündeme gelebileceğini söyleyen Özkan, Ukrayna’nın bu nedenle stratejik bir eşik olduğunu vurguladı.

“REJİM DÖNÜŞTÜRME DAHA KÂRLI VE DAHA AZ MALİYETLİ”
ABD açısından rejim dönüştürmenin, doğrudan rejim değiştirmeye kıyasla daha kârlı ve daha az maliyetli olduğunu dile getiren Özkan, Venezuela’nın bu politikanın en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi.
VENEZUELA: GÜNEY AMERİKA’NIN SURİYESİ
Maduro iktidarıyla birlikte Venezuela’nın Güney Amerika’nın Suriye’si haline geldiğini ifade eden Özkan, bu süreçte milyonlarca Venezuelalının bölge ülkelerine göç etmek zorunda kaldığını hatırlattı.
Özkan, Maduro’nun devrilmesine rağmen Güney Amerika ülkelerinden kayda değer bir tepki gelmediğini belirterek, bu durumun ABD’nin bölgedeki etkisini daha da artırdığını söyledi.
“VENEZUELA ASKERİ KARŞILIK VERSEYDİ, AMERİKA’NIN UKRAYNASI OLURDU”
Venezuela’nın askeri bir karşılık vermemesiyle daha büyük bir çatışmanın önüne geçildiğini söyleyen Özkan, Trump yönetiminin Kolombiya üzerinden kurduğu dengeyle süreci yönettiğini belirtti. Venezuela’nın petrol potansiyelini farklı ülkelerle değerlendirememesini ise “ABD ile mutlaka anlaşılacağı” düşüncesine bağladı.

İRAN’DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ YÜKSEK MALİYETLİ
İran gibi çok boyutlu rejimlerde dışarıdan rejim değiştirmenin son derece maliyetli olacağını vurgulayan Özkan, böyle bir senaryonun Azerbaycan, Afganistan ve bölge ülkeleri açısından da ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti.
“DIŞARIDAN REJİM DÖNÜŞTÜRME HAMLELERİ ARTACAK”
Özkan, önümüzdeki dönemde dış müdahalelerle rejim dönüştürmeye yönelik hamlelerin artacağını belirterek, İsrail’in de bu yaklaşımı doğrudan rejim değişikliğine kıyasla daha uygulanabilir gördüğünü söyledi.


