herkesi ilgilendiren bir konudur.
Bir yanda teknolojik gelişmeler, diğer yandan gelecek
kaygısı çağımızın önemli sorunları arasında yer alıyor.
İçinde yaşadığımız bu dünyanın her şeyi korkunç bir
şekilde tüketiliyor.
Bu tüketme çılgınlığı içinde insanlık da tükeniyor.
21. yüzyılın eşiğinde insanlar geleceğe artan bir
kaygıyla bakıyorlar.
Ruhsal yönden tutun da, biyolojik yapıya kadar her şey
önce bozuluyor, sonra da tüketiliyor.
Toplumumuzun en hassas değerlerinden olan kadın ve
erkeğe uygulanan ruhsal ve kimyasal müdahaleler, önce zihinleri bulandırıyor,
daha sonra da biyolojik yapıları yok ediyor.
Bu gidişle insan nesli, yok olmaya doğru gidiyor.
***
Bugünkü hızlı değişim süreci içinde, günümüz erkeğinde
farklı tiplemeler ortaya çıkmaya başladı.
Kadın gibi özenli giyinen, manikür-pedikür yapan,
kuaförde saatlerde oyalanan, kılsız-tüysüz erkek tipleri ve üreme kabiliyeti
azalmış erkeler gün geçtikçe çoğalıyor.
Bilim adamları, üniversiteler, sosyologlar ve
felsefeciler bu konu üzerinde devamlı araştırmalar yapıyorlar.
Yaygın hale gelmeye başlayan iki önemli gelişme üzerinde
ciddiyetle duruyorlar ve devamlı gündemde tutuyorlar.
Bunlardan,
Birincisi; Kısırlık büyük bir hızla yaygınlaşıyor,
bununla ilgili bir takım veriler ortaya konmasına rağmen bu total kısırlaşmanın
gerçek sebebi bilinmiyor. İkincisi;
Dünyada özellikle batı ülkelerinde görülen normal dışı cinsel ilişkiler,
eşcinsellik gibi sapık ilişkiler, artık doğu ülkelerinde de olağan hale gelmeye
başladı.
Bundan dolayı doğal üreme ortadan kalkıyor ve insan
neslinin önü kesiliyor.
***
Biyologların, genetik uzmanların, bio-teknolojiyle
uğraşanların yaptıkları araştırmalara bakılırsa, erkeklerin sperm sayısındaki
azalma, şimdiki hızla devam ederse, 60 yıl sonra erkelerin büyük bir çoğunluğu
kısırlaşacak.
Ayrıca Dünya geneline bakıldığında, erkek nüfusunun,
kadın nüfusuna göre düşüşe geçtiği görülüyor.
TÜBİTAK ın aylık Bilim ve Teknik dergisindeki
Geleceğimiz başlıklı makalede, Erkekler yok mu olacak sorusuna yanıt
aradı.
Milyonlarca yıl önce tarih sahnesine çıktığında Y
kromozomunun, 1500 genken, 40 gen kaldığını ortaya çıkardı.
Kimi bilim adamlarına göre, Y kromozomu 5 milyon yıl
içinde o genleri de yitirecek ve erkek nesli yok olacak iddiasında bulundu.
***
2050 yılında, gelişmiş endüstriyel ülkeler büyük
oranlarda nüfus kaybına uğrayacaklar.
2100 yılında, gelişmemiş ülkelerde bile nüfus oranlarının
sabitleneceği şekilde doğum oranları düşmüş olacaktır bilgilerine yer
veriliyor.
Y kromozomu, dünya çapında yapılan araştırmalara göre gün
geçtikçe küçüldüğünü gösteriyor.
Birçok bilim adamına göre erkekler yok olma tehlikesiyle
karşı karşıya kalacaklar.
Tıpkı dinozorlar gibi nesiller de günün birinde
tükenecek.
Varsayımlara göre, erkeğin Y kromozomu eskisi gibi aktif
değil ve kendini yenileme yetisini kaybetmiş durumda.
Bilim adamları konuyla ilgili farklı yorumlar yapsa da
gelecekte erkek kısırlığının artması, beklenen önemli sonuçlardan biri haline
gelecek. Bazı hesaplara göre erkekler 5000 kuşak, yani yaklaşık olarak 125 000
yıl sonra tıpkı dinozorlar gibi dünya sahnesinden silinecekler.
Bu gelişme ışığında reprodüktif tıp da (üreme
teknikleriyle uğraşan dal) üremede