Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

İftira, çok kötü bir şeydir ve büyük günahlardandır. İftira, olmayan bir şeyi olmuş gibi anlatmak veya nakletmektir. İftira, bir kimseyi veya bir şeyi elde etme veya o şeyi başkalarından kıskanıp, zarar verme düşüncesinden kaynaklanmaktadır. İftira, toplumda adaletin tam olarak etkisini kaybettiği zamanlarda yaygınlaşabilen ahlâkı bir hastalıktır. İSLÂM’DA iftira konusu, üzerinde oldukça fazla durulan bir husustur. NİSA 112: “Kim kasıtlı veya kasıtsız bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki, büyük bir İFTİRA ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.” AHZAB 58: “Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir İFTİRA ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.” Müslüman, İFTİRA’DAN uzak duran ve kaçınan kimsedir. İftirada bulunan kimse en büyük zalimdir. ENAM 21: “Yalan sözlerle Allah’a iftira edenden veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa ermezler!”

1 Kasım seçimlerine doğru ilerliyoruz. Bu seçimlere Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan SAADET PARTİSİ, inançlı kadrosuyla katılmaktadır. AK PARTİ, CHP, MHP, HDP ise batı kaynaklı zulüm siyasetinin, köle düzeninin partileri olarak seçimlere işbirlikçi kadrolarıyla katılmaktadırlar.

Milli Görüş gömleğini çıkartarak AK PARTİ çatısı altında toplanmış olan eski arkadaşlar, 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara geldiler. 13 yıldır tek başına iktidardalar. İstikrar adına iktidardalar ve manevi tahribat, ekonomik yıkım ve dış politika faciası icraatlarını başarıyla, kusursuz olarak yürüttüler. 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar çoğunluğunu kaybettiler. Olmadı, millet yanlış yaptı dediler. Bu yanlışı düzeltmek için Kasım’da seçime gidiliyor. AK Parti çözümü batı müktesebatında gördüğü, İSLAM’I çözümün dışında tuttuğu için başarısız olmuştur. Böyle giderse yıkılmaya mahkûmdur.

AK Partiye hâkim olan irade, 1 Kasım seçimlerinde de işini gücünü bırakmış, ekipler kurmuş, kurulan bu ekipler ile SAADET PARTİLİ seçmeni haktan batıla çevirmek için çalışıyorlar. Akla ziyan usuller kullanıyorlar ve bu ülkenin sağlam hücresi olan SAADET PARTİLİLERİ akıllarınca ifsat etmeye çalışıyorlar. Yazık, yazık, yazık… Bu adamlar hiç Allah’tan korkmuyorlar mı, hesap gününde yapıp ettiklerinin hesabını vereceklerine inanmıyorlar mı

Diyorlarmış ki SAADET PARTİSİ ile AK Parti aynı partilermiş, onlar da doğru yoldalarmış, Erbakan hayatta olsaymış bugün AKP’yi destekleme kararı alırmış, inananların birlik zamanıymış, bölünmemeliymişiz… Ve buna benzer nice tuzak beyanlar. 

SAADET ile AK Parti aynı parti değildir. Saadet İSLAM’CA siyasetin partisi, AKP BATI’CA siyasetin partisi, bu ayırım anlayana yetmez mi Milli Görüş’ün merhum lideri hiçbir zaman AK Partili olmadı ve hiçbir kimseye Ak Partiyi ima bile etmedi. Erbakan hocamız, bu yakıştırmalara şu cevabı vermektedir:  “…Diyorlar ki, biz de hocanın talebeleriyiz, biz de Milli Görüşçüyüz. Hoca çok akıllı bir adam, iki partiyle çalışıyor diyorlar.  Bunu benim bulunduğum yerde de söylüyorlar. Ben onlara diyorum: “ Hoca dediğiniz ben değil miyim Ben, hiç Irak’ta bir milyon insanın ölümüne karar verir miyim Ben hiç İMF’ye teslim olalım, AB uyum komisyonunun emirlerine uyalım, Avrupa Birliğine girelim, İslam Medeniyetini bırakıp Hıristiyan medeniyetine tabi olalım der miyim Bunları niçin bana bulaştırmaya kalkıyorsunuz. Ben buradayım, ben Milli Görüşçüyüm ve SAADET PARTİSİ’NE oy vermemiz gerektiğine inanıyorum ve size bunu söylüyorum.” Bu beyan ERBAKAN hocamıza aittir ve Hocamız SAADET PARTİSİ Genel Başkanı sıfatıyla ahirete göç etmiştir. Erbakan hocamız ömrü boyunca Milli Görüş davasının hâkim olması için mücadele etmiştir. Hocamız Milli Görüşün son partisi SAADET PARTSİ’NİN başarısı için ömrünün son anına kadar çalışmıştır.

ERBAKAN HOCAMIZIN DUASI

Yer: Eyüp Sultan Meydanı,

Tarih: 27 Ekim 2010

Erbakan Hocamız 12 Haziran 2011 seçimlerinin ilk mitingini yapıyor ve burada yaptığı konuşmanın sonunda şu duayı yapıyor: “Çok aziz ve muhterem kardeşlerim işte bu sebepten dolayıdır ki 12 Haziran seçimleri çok mühimdir, ülkemizin, vatanımızın, bu şehitler diyarının yok olmasına, uşak olmasına müsaade edemeyiz. Yeniden bir milli kalkınma hareketi yapıyoruz. Ve bu harekâtı Eyüp Sultan Hazretlerinin dizinin dibinden başlatıyoruz. Cenab-ı Allah 12 Haziran seçimlerinde SAADET PARTİMİZİN iktidar olmasını nasip buyursun. Bu yolda çalışan kardeşlerimize iki cihan saadeti nasip buyursun…”

Yer: Trabzon 19 Mayıs Spor Salonu,

Tarih: 26 Aralık 2010

Erbakan hocamız 12 Haziran 2011 seçimlerinin ikinci ziyaretini Trabzon’a yapıyor. Saadet Partisinin İl Kongresinde yaptığı konuşmada şunları söylüyor: “Bana diyorlar ki, hocam, siz milli görüş hareketini başlattınız, iki tane cumhurbaşkanı yetiştirdiniz, dört tane başbakan yetiştirdiniz, evlatlarınız iktidarda iyi kötü idare ediyorlar. Sen bunlara ‘aferin evlatlarım’ desen etrafında pervane olurlar. Neden bunları kullanıp, bunlar vasıtasıyla, milletin teveccühünü, sevgisini kazanmıyorsun.  “Bunların yaptıkları politikalar yanlıştır.’’ demek suretiyle diğer bir yola sapıyorsun, Trabzon kongremiz gibi tarihi bir toplantıda bunu açıklamak istiyorum: Mesele HAK ile BATIL meselesidir.  Önümüzdeki seçimlere giderken Siyonizm’in aklı fikri SAADET PARTİSİ’ndedir. Türkiye’deki partiler içinde Saadet Partisi bir yana, diğerleri bir yana. Çünkü onlar Siyonizm’in evladı gibidir, hangisi iş başına gelse Siyonizm onları kullanıyor, ama ah bu SAADET PARTİSİ yok mu, ecdadı gibi YENİ BİR DÜNYA düzeni kurmak için çalışıyor bunun için Siyonizm; Saadet Partisi’ni hiç sevmez”

Ey AK Partili eski dostlar Hocamızı ve biz samimi Milli Görüşçüleri günahınıza ortak etmeyiniz. Milletten günahlarınızı anlatarak oy isteyiniz. Erbakan hocamızın milletimize tek çağrısı SAADET PARTİSİ çatısı altında birlik ve beraberlik çağrıdır. SAADETSİZ saadet olmaz vesselam.