Dünya kamuoyunun yakından takip ettiği Epstein skandalı, ABD yönetiminin en tepesindeki isimlerden birini daha köşeye sıkıştırdı. Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’nde verdiği kapalı oturum ifadesinin ardından ağır suçlamaların hedefi oldu. Demokratlar, Lutnick'in kamuoyuna sistematik olarak yalan söylediğini ve Epstein ile olan ilişkisinin boyutlarını gizlemeye çalıştığını savunuyor.
"Trump Bu Görüntüleri İzlese Onu Kovardı"
Kapalı oturum sonrası kameraların karşısına geçen Demokrat Kongre üyeleri Ro Khanna, Yassamin Ansari, Suhas Subramanyam ve James Walkinshaw, adeta ateş püskürdü. Görüşmenin içeriğine dair sert eleştirilerde bulunan Ro Khanna, Bakan Lutnick’in sorulara defalarca yalan yanıt verdiğini iddia etti. Khanna, "Bu kayıtların tüm Amerikan halkı tarafından izlenmesini istiyorum. Eğer Donald Trump bu videoyu izleseydi, onu bir dakika bile tutmaz, hemen kovardı" diyerek, Bakan'ın etik sınırları aştığını vurguladı.
Yassamin Ansari ise duydukları ifadeleri "utanç verici" olarak nitelendirdi. Ansari'ye göre Bakan Lutnick, Amerikan halkına gerçekleri anlatmak yerine Epstein soruşturmasının pençesinden kurtulmak için çaba sarf ediyor. Demokrat temsilciler, bakanın görevde kalmasının kabul edilemez olduğunu belirterek derhal istifa etmesi gerektiğini kaydetti.
Adadaki Tatilden Ticari Ortaklığa: 2018 Detayı
Lutnick ve Epstein arasındaki ilişki, aslında 2012 yılına kadar uzanıyor. Trump’a yakınlığıyla bilinen Lutnick, daha önce ailesiyle birlikte Epstein’in Karayipler’deki meşhur adasına gittiğini itiraf etmişti. Ancak son yayımlanan belgeler, bu ilişkinin sadece bir tatille sınırlı kalmadığını, 2014 yılına kadar süren bir iş ortaklığına ve 2018 yılına kadar devam eden bir iletişime işaret ediyor. Bu durum, "ilişkiyi kestim" diyen Lutnick'in savunmasını tamamen boşa çıkarıyor.
Karanlık Miras: Hücrede Gelen Sır Ölüm
Onlarca kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, 2019 yılında New York'taki hücresinde ölü bulunmuştu. Dosyada adı geçen Prens Andrew, Bill Clinton, Donald Trump ve Michael Jackson gibi dünyaca ünlü isimler, davanın magazin boyutunu aşarak siyasi bir krize dönüşmesine neden olmuştu.





