Cumhuriyet Halk Partisi tarihinin en sarsıntılı ve acı dolu günlerinden birinden geçiyor. Yılların emeği, mahkeme koridorlarından parti genel merkezine uzanan polis ablukasıyla ağır yara alırken, yıllarca omuz omuza yürümüş sadık kurmaylar dahi yaşanan bu derin krize isyan bayrağını çekti. Sokaklarda ve teşkilatlarda esen soğuk rüzgarların ardından, parti içindeki o kırılmanın fotoğrafı bizzat içeriden bir isim tarafından netleştirildi.

POLİS ABLUKASINA ÇOK SERT TEPKİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği karar ile CHP'nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyen eski Grup Başkanvekili Engin Altay, sessizliğini YetkinReport'tan Gazeteci Murat Yetkin'e bozdu. Altay, "Mutlak butlan kararı CHP’nin içine atılmış, pimi çekilmiş bir bombaya dönüştü. Bir gün önce milletvekilleri olarak Kemal Bey ile toplanmıştık, polis müdahalesi konusu açılmadı; açılsa karşı çıkardım" sözleriyle parti merkezine emniyet güçleriyle girilmesinin yarattığı tahribatı gün yüzüne çıkardı.

Sürecin perde arkası, Yetkin'in yönelttiği o kritik sorularla aydınlandı. Yetkin'in, "Siz, yine Kılıçdaroğlu’na yakın bilinen Gürsel Erol ve Ali Öztunç ile birlikte kuracağı yeni yönetimde yer almayacağınızı ilan ettiniz. Gerekçeniz neydi?" şeklindeki sorusu üzerine Altay, o karanlık geceyi şu çarpıcı sözlerle anlattı:

"Mutlak butlan kararı Cumhuriyet Halk Partisi’nin içine atılmış pimi çekilmiş bir bombaya dönüştü. Bir gün önce milletvekilleri olarak Kemal Bey ile toplanmıştık, polis müdahalesi konusu açılmadı; açılsa karşı çıkardım. Polis ablukası başladığı anda Gürsel Erol ve Ali Öztunç’la beraber Ankara Emniyeti marifetiyle partiye girilemeyeceğini, girilmesinin yanlış olacağını söyledik. Onlar Parti Meclisi üyesi olmaları sıfatıyla MYK’da görev almayacaklarını telefonla bildirdiler. Ben X mesajı yazdım."

KIRILMA NOKTASI: 20 MAYIS VİDEOSU

Krizin alevlendiği anlardan biri olan 20 Mayıs tarihli video mesajı da mercek altındaydı. Yetkin'in, "Siz Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararından bir gün önce, 20 Mayıs’taki video mesajını desteklemiş miydiniz?" sorusu, partinin ağır topları arasındaki ayrışmayı gözler önüne serdi.

Deneyimli siyasetçi, safların nasıl ayrıldığını "Ben Kemal Bey’in video mesajını repost etmedim. Oğuz Kaan Salıcı, Uğur Bayraktutan, Enis Berberoğlu da öyle. Gürsel Erol ve Ali Öztunç etmişlerdi ama polis konusuna onlar da karşı çıktı." ifadeleriyle kaydetti. Bu sözlerle, Kılıçdaroğlu'nun en sadık yol arkadaşlarının dahi polis müdahalesi karşısında tek yürek olduğu vurgulandı.

"ORTA YERDE BİR CENAZE VAR"

Kılıçdaroğlu cephesine toplumdan gelen büyük tepkiler de gizlenemez boyuta ulaştı. Yetkin'in, "Son gelişmeler üzerine Kılıçdaroğlu’na toplumdan gelen tepkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu koşullarda bir çıkış yolu görüyor musunuz?" sorusu, Altay'ın acı itirafıyla karşılık buldu.

Durumun ciddiyetine dikkat çeken Altay,

"Kemal Bey’e yönelik tepki öngörülenden çok büyük. Ama her şeye rağmen orta yerde bir cenaze var. Bu cenazeyi Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu bir araya gelerek kaldırır, kaldırmalıdır. Bu süreçte partimiz çok ağır hasar aldı bunu bir trafik kazası gibi düşünürsek hepimizin görevi; başta her ikisinin. Görev aracın pert olmamasını sağlamak ve hasarı onarmaktır."

Krizin köklerine inen Yetkin'in, "Ama sorun mutlak butlan kararıyla CHP’nin son üç yıllık kararlarının yok sayılmasıyla başlamadı mı?" sorusuna karşılık Altay, tabana birlik mesajı verdi:

"Elbette. Sorunun hem siyasi hem hukuki boyutu var. Ama şimdi sadece Cumhuriyet Halk Partili olmanın zamanı. Parti’de yaşananlara kimse benden daha çok üzülüyor olamaz; hepimiz çok üzülüyoruz. Bütün CHP’lilerin görevi partiye yönelik kurulan bölünme tuzaklarını ve hayallerini püskürtmektir."

Kaynak: Haber Merkezi