Sosyal güvenlik sisteminde son dönemde yaşanan denetim fırtınası, emekli oldum diyen binlerce vatandaşın huzurunu kaçırdı. Eksik prim günlerini tamamlamak ya da emeklilik haklarını korumak için eş dost yanında hatır sigortası yaptıranlar için tehlike çanları çalıyor. Vatandaşın gözü e-devlet üzerindeki prim günlerinde olsa da, Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un açıklamaları sistemde görünen her günün geçerli sayılmadığını ortaya koydu. Kağıt üzerinde var olan ama gerçekte faaliyet göstermeyen şirketler üzerinden yapılan bildirimler, yıllar sonra bile bir denetimle gün yüzüne çıkabiliyor.

EMEKLİLİK İPTALİ NASIL GERÇEKLEŞİYOR?
Kamuoyunda emeklilik iptali olarak bilinen sürecin aslında teknik bir sigortalılık iptali olduğu kaydedildi. Süreç, kişinin belirli dönemlerdeki sigortalılığının "fiili çalışma yok" tespitiyle geçersiz sayılmasıyla başlıyor. Bu günler silindiğinde emeklilik hesabı bozuluyor ve şartları taşımayan kişinin aylığı anında kesiliyor. Erdursun, durumun sadece emeklilikle sınırlı kalmadığını; sağlık harcamalarından bayram ikramiyelerine kadar geniş bir alanı kapsadığını vurguladı.

SAHTE SİGORTANIN MALİYETİ ÇOK AĞIR
Sahte sigortalılığın tespit edilmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından uygulanan yaptırımlar adeta bir mali enkaza dönüşüyor. Erdurun, ortaya çıkacak ağır faturayı şu sözlerle özetledi:
"Geçersiz günler üzerinden bağlanan emekli aylıkları, ödenen bayram ikramiyeleri ve haksız alınan işsizlik maaşları faiziyle birlikte geri isteniyor. Hatta o süreçte kurum tarafından karşılanan tedavi ve ameliyat giderleri bile talep edilebiliyor."

İSPAT EDEMEYENİN PARASI GERİ ALINIYOR
Şayet kişi o işyerinde gerçekten çalıştıysa ancak denetimle sigortası iptal edildiyse, hak arama yolu açık bırakılıyor. Ancak bu noktada mahkemeye sunulacak ispatlar hayati önem taşıyor. Banka üzerinden yapılan maaş ödemeleri, bordrolar, işyeri yazışmaları ve tanık beyanları, sigortalılığın yeniden geçerli sayılmasını sağlayacak yegane unsurlar olarak dikkat çekildi. Aracı kişilere para vererek dışarıdan sigorta yaptıranların ise hem ödedikleri paradan oldukları hem de devlete karşı büyük bir borç yüküyle baş başa kaldıkları ifade edildi.





