Amerika Birleşik Devletleri Milli İstihbarat Konseyi (United States National Intelligence Councıl NIC) her dört yılda bir genel  tahmin raporu hazırlar. Bu rapora Küresel Akımlar Raporu (Global Trends Report) adı verilir. Çok önemli ve büyük ölçüde de gerçekleşmesi muhtemel olayları ve gelişmeleri tespit eden bir rapor olarak da çok saygın bir yeri vardır.

NIC yani Türkçesi ile Milli İstihbarat Konseyi (MİK) ülkede faaliyette bulunan ve çok ciddi çalışmalar yapan çeşitli isthbarat birimlerinin senelik raporlarını inceler; bunların müşterek konu veya endişelerini toplar, analiz eder ve yayınlar. 1979 yılından bu yana neredeyse 30 yıldır gayet isabetli tahminler yaparak haklı bir takdir ve saygınlık kazanmıştır. Yapılan tahminler önümüzdeki 10-15 yıllık gelişmeleri ele alır ve her yeni rapor hata paylarını düzelterek sapmaları en az seviyeye indirmeye çalışırlar.

Verilen bu bilgiler biraz teknik bilgiler olmakla beraber, okurların raporun ciddiyetini kavraması açısından önemli bir veridir. Bu sene yeni hazırlanan ve ABD hükümetine teslim edilen rapor detaylı bir rapor olup 121 sayfadan meydana gelmektedir. Raporda dünyanın çeşitli yerlerindeki durumlar da gözden geçirilmekte ve muhtemel gelişmeler üstünde tahminler yapılmaktadır. Bu uzun raporun özeti bile 71 sayfadır. Türk yetkililerinin, Türk  siyasileri ve medya mensuplarının bu raporun tümünü dikkatle okumaları gerekmektedir. Yapacakları tahminler ve alacakları kararlarda yardımcı olur kanaatindeyim.1

Belli başı önemli noktalar:

*ABD bir dünya gücü olarak pozisyonunu kaybetmeye başlayacaktır. Her ne kadar, yine başta giden bir devlet olsa bile, kendisi ile rekabet edebilecek yeni siyasi aktörlerle bir denge sağlamak durumunda kalacaktır.

* ABD doları güç ve itibar kaybına uğrayacak ve dünyada en aranan para birimi olma özelliğini yitirecektir. Bununla beraber, yeni güçlü paralarla piyasada rekabet edecektir.

* Yeni güçler: Çin, Hindistan, Rusya ve Brezilya ortaya çıkarak, dünya politik sistemini tek kutuplu durumdan çıkartacak ve çok kutuplu siyasi dengelerin oluşturduğu bir durum ortaya çıkacaktır.

* Ekonomik üstünlük hâlâ ABD de olmakla beraber, Çin, Hindistan, Rusya ve Brezilya ekonomileri ile çok sıkı bir rekabet içinde olmaya zorlanacaktır.

* Nükleer silahların dünyada artması ve dağılması beklenmektedir. Birçok küçük devletin eline nükleer silahların geçmesi ihtimali yüksektir.

* Hatta büyük terrör gruplarının bile nükleer silah edinmeleri ihtimali yüksektir.

* Japonya teknik ve ekonomik güç olarak kalmaya ve ABD ye yakın durmaya devam edecektir.

* Kuzey ve Güney Kore lerin birleşerek ekonomik bir dev güç haline gelmeleri kuvvetle muhtemeldir.

* İran nükleer çalışmalarına devam edecektir.

* Genel olarak Asya devletleri yükselişte olacaktır.

Avrupa Birliği ile ilgili kısımlar:

Raporda AB nin umulduğu gibi süper bir güç olmayacağı vurgulanmaktadır. "AB büyük bir güç olabilir ama bir türlü ayakları üstünde dik duramayan ve sürekli yalpalayan bir dev olarak kalacaktır" ifadeleri kullanılmaktadır. Bu tahminin sebepleri de şöyle sıralanmaktadır:

* AB devletleri arasındaki çekişme ve sürtüşmeler devam edecek ve onların tam anlamı ile birarada ahenk içinde çalışması mümkün olmayacaktır.

* Bu çekişme ve rekabetler, iç kıskançlıklar gittikçe artacaktır.

* Demokratik gelişme ve kurumlaşmalar istenilen seviyede olamayacaktır.

* AB deki ilerleme ve gelişme hızı 2025 yılında oldukça yavaşlamış olacaktır.

* AB ayakları üstünde sallanmadan duramayan ve bir türlü dengesini bulamadan yürüyen bir dev gibi olacaktır.

* Bu aksak dev in para gücü olmakla beraber uluslararası arenada siyasi güç ve prestaiji pek olmayacaktır.

* AB sürekli olarak Rusya dan gelecek enerji kaynaklarına bağlı olduğundan onun karşısında sürekli zayıf bir politika izlemeye mahkum olacaktır.

* Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerinde (çoğu AB ülkesi oldu) özellikle mafya tipi yapılaşma tehlikeli boyutlara ulaşacak ve hatta hükümetleri tehdit eder hale gelecektir.

* Bununla bağlantılı olarak birçok Afrika ve Güney Asya küçük devletlerinin de organize suç çeteleri tarafından sıkıntıya düşeceği, hükümetlerin bu gruplar tarafından düşürüleceği anlatılmaktadır.

* AB de yaşlı nüfusun artacağı ve bunun iş gücünü etkileyeceği vurgulanmıştır. Yaşlanan Avrupa daha çok dışarıdan gelen iş gücüne muhtaç olacaktır.

* Dıştan gelen genç işgücü daha çok Müslüman  ülkelerden olacaktır.

* AB de aynen II.Dünya Savaşı dönemindeki gibi ırkçılık , ayırımcılık artacak ve benzer problemler toplumları sarsacaktır.

* Türkiye nin üyeliğine direnen AB nin bu inatta devam edeceği ve ne olursa olsun bu üyelik yerine başka bir bağlantı istediği belirtilmiştir.

*AB bu durumu Türkiye ye açıkça söylemek istememektedir. Bütün İslam dünyası karşısında zor duruma düşmemek için oyalama taktikleri kullanılmaktadır.

AB için Amerika da yazılan bu raporun son derece dikkatle okunması ve anlaşılması gerekmektedir.

Diğer tarafta aynı raporda, 2025 yılarına kadar yükselişe geçecek olan ülkeler arasında Türkiye de sayılmaktadır. "Türkiye, İran ve Endonezya büyük potansiyeli olan ve yükselişleri önlenemeyecek ülkelerdir" denmektedir.

Bu rapor üstünde çok düşünmek ve çok inceleme yapmak ve değişikliklere hazır olmak gerekmektedir.

1 "The 2025 Globakl Landscape", Global Trends, NIC Report 2025.

  Leigh Phillips, "Europe a Hobbled Giant by 2025 US İntelligence report predicts", euobserver, 22.11.2008