Yüksek Mühendis ve Mimar olan Moriwaki, bölgedeki deprem tehlikesinin birinci seviyede konumlandığını belirterek, "Şimdi deprem olacak diye söyleyemeyiz ama risk var" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin aktif sismik yapısına dikkat çeken uzman isim, Çanakkale'nin ülkenin deprem tehlike seviyesi en yüksek olan bölgelerinden biri olduğunu ve her zaman hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Bölgenin sismik tarihini de mercek altına alan Moriwaki, 1912 yılında Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolu üzerinde çok büyük bir deprem yaşandığını hatırlattı.
Görünür Fayların Artması Riski Büyütmüyor
Son dönemlerde kamuoyunda sıkça tartışılan yeni fay hatlarının keşfedilmesi konusuna da bilimsel bir perspektiften yaklaşan Moriwaki, bu durumun endişe yaratmaması gerektiğini aktardı. Japon uzmana göre haritalardaki fay sayısının artması, deprem riskinin yükseldiği anlamına gelmiyor. Teknolojik imkanların gelişmesiyle birlikte artık daha fazla fay hattının tespit edilebildiğini belirten Moriwaki, yeni keşfedilen bu hatların birçoğunun aslında daha önceden bilinen ana fayların alt kolları olabileceğini ifade etti.
Kentsel Dönüşümde Japonya ve Türkiye Farkı
Olası büyük afetlere karşı alınabilecek en etkili önlemin kentsel dönüşüm olduğunun altını çizen Moriwaki, kendi ülkesi ile Türkiye arasındaki uygulama farklılıklarına değindi. Japonya'da deprem riski barındıran binaların çok hızlı bir şekilde tespit edilip kullanım dışı bırakıldığını aktaran uzman, Türkiye'de ise bu kentsel dönüşüm sürecinin çok daha farklı bir şekilde işlediğini belirtti.
Sürecin hızlanması ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması noktasında vatandaşlara da büyük sorumluluklar düştüğünü hatırlattı. Moriwaki, ev alırken veya kiralarken insanların binanın metrekaresine, büyüklüğüne ya da cephe yönüne odaklandığını; ancak asıl önceliğin her zaman yapının depreme karşı sağlamlığı olması gerektiğini vurguladı.




