15 Temmuz gecesi yaşananları şöyle bir tekrar düşününce, bu başlık aklıma geliyor. “Darbe olamaz” bu bir işgal hareketi. Girişim olduğu geceden bu yana Anadolu illerini gezmeye başladım. Halkın bakış açısını değerlendirmek adına bir kaç cümle söylemek isterim. Anadolu teyakkuzda, ilk defa bu şiddette bir olayla karşılaştıklarını ifade ettikleri gibi kabul de edemiyorlar. Darbeleri yapanlara tarih ceza vermiştir. Ama bu halk idam istiyor. Neden diye soracak olursanız cevabı basit. Bu bir namus meselesidir. Ankara’ya kadar girmesi için önce birçok vilayeti yok etmesi lazımdır. Ancak bu kez kendi içerisinden olunca ihanet kabul edilemez olarak görüyorlar ve ancak bizim insanımızın namus meselesinde bu kadar hassas, bu kadar can alıcı bir şekilde idam istediğini düşünüyorum. Bu bizim milletin refleksi. İş namus olunca, idamın dahi yürek soğutmayacağını düşünüyorlar. Haklılar da nasıl istemesinler, darbe gecesi dâhil asker ağa, komutanım diye yaklaşanların üzerlerine mermi yağdırması namusun ve emanetin çiğnendiğini göstermez mi. Ankara’dan geçerken gördüm, emniyet binası uzun bir zaman kullanılamayacak durum da. İstanbul ise şehitlerin acısıyla dolu. İdamın yürek soğutmayacağı kesin. Bu zamandan sonra bu ülkede asla darbe yapılamayacak bir işleyiş getirilmeli ki darbeciler bunu düşünmeye dahi korkmalı ve uzak durmalılar. Zaman geçer yıllar sonra bir darbe girişimi olur mu bilmem ama tarih 15 Temmuz 2016 gecesini asla ama asla unutmayacaktır.

ABD VE DARBELER:

Amerika yaşanan olayla alakalı bir bildiri yayınladı. “Amerika’nın darbe girişimiyle alakalı bir yanı yoktur.” Bu darbe girişiminde masumiyet ifade eden cümleler kullandı. Aklıma Necip Fazıl’ın benzetmesi geldi. Hiç namuslu bir ev hanımı gidip randevu evinden ben “bu hanım temizdir, bizimle çalışmıyordur” diye bir belge alır mı? İşte bu örnek ne kadar bu namuslu hanım için yakıştırılamaz ise ABD’nin de darbelere katkımız yoktur ifadesi bizim için o kadar  bir şey ifade etmiyor. Türkiye’nin dostu olduğunu ifade ederken elinde tuttuğu kurşun asker Fetö’yü neden hâlâ teslim etmiyor.

İSRAİL VE DARBELER:

Yaşanan süreçte elbette ki İsrail’in o hünerli ellerini de yazmadan geçemeyiz. O hünerli oyunlarını, o hünerli planlarını. Vaat edilmiş topraklar adına yaptığınız bütün hain planlarınızı bu millet Allah’ın bizzat kalplere hükmetmesiyle bozmuş oldu. Lakin siz bu topraklar için bu kadar mücadele ediyorsunuz ya unutmayın ki bu millet bu topraklar üzerinde oynadığınız oyunlara bir cevap verdi. “Neresinin size vaat edildiğini bilmiyoruz ama bu kıyam size bu toprakların ancak altını vaat ettiğini göstermiştir” diye düşünüyorum.

DARBELER VE DÜNYA:

300’e yakın şehidimiz var ve dünya üzerinde bu haberi neredeyse duyan kalmadı. Bize gelen yine bizim olanlarımızdı. Gazze’ye teşekkürler, Doğu Türkistan’a, bütün Afrika’ya sonsuz teşekkürler. Yüreği bu İslam coğrafyası için atan her bir bireye teşekkürler. Ve ey dünyanın ekâbir devletleri sizi de unutmadık. Bize dost görünen ama bizi yalnız bırakanlar biz de size inanmıyoruz.

Selam ve daim muhabbetle.