Bankaların kredi faiz oranlarını erişilemez seviyelere çekmesi, nakit parası olmayan vatandaşın ev sahibi olma umudunu tamamen bitirdi. Emlakçılar, ofislerine gelenlerin sadece "fiyat sorup iç çektiğini", somut bir adım atabilen alıcı sayısının ise parmakla gösterilecek kadar azaldığını vurguluyor. Yatırımcının rotasını altın ve dövize kırmasıyla birlikte, gayrimenkul artık "güvenli liman" olma özelliğini kaybetmiş görünüyor.
KİRALIK EVLERDE "ASGARİ ÜCRET" DUVARI
Sadece satışlarda değil, kiralama işlemlerinde de durum içler acısı. Sinop merkez ve ilçelerinde kira fiyatları 25 bin TL ile 30 bin TL bandına yerleşmiş durumda. Şehirde çalışan bir asgari ücretlinin, toplam gelirinden daha fazlasını sadece barınma için ayırması beklenen bu tablo, sosyal bir patlamanın habercisi olarak yorumlanıyor. Emlak ofisleri, kiralık ilanlarının camlarda aylarca asılı kaldığını, çünkü talep olsa bile vatandaşın bu rakamları ödeme kapasitesinin bulunmadığını belirtiyor. Barınma hakkının lüks bir tüketime dönüştüğü bu yeni dönemde, Sinoplu dar gelirli aileler için çözüm yolları her geçen gün daralıyor.
SEKTÖR ÇALIŞANLARI EK İŞ ARAYIŞINDA
Piyasadaki bu kilitlenme, geçimini emlak komisyonculuğu ile sağlayan yüzlerce esnafı da vurmuş durumda. İşlem hacminin sıfıra yaklaşmasıyla birlikte birçok emlakçı ofis giderlerini bile karşılayamaz hale geldi. Sektör paydaşları, ayakta kalabilmek için farklı iş kollarına yönelmek zorunda kaldıklarını, birçoğunun ise dükkan kapatma aşamasına geldiğini dile getiriyor. Sinop ekonomisinin önemli bir dişlisi olan inşaat ve emlak zinciri, faiz ve enflasyon baskısı altında tarihinin en sessiz sınavını veriyor.