Cihad‘a gitmekten, meşru bir özür sebebiyle aciz olan kimselere cihad farz değildir.
Kör, topal, hasta, eli veya ayağı kesilmiş kimselere cihad farz değildir. Kadınlara cihad‘ın farz kılınmamasının sebebi, bünyelerinin zayıf olmasıdır. Dolayısıyla; istilâ anında gücü yeten herkese cihad "Farz-ı Ayn" haline geldiğinde kadınlara da ihtiyaç hasıl olur. Darû‘ İslâm‘da kadınlara cihad "Farz" değildir. Cihad; küçük çocuğa farz değildir. Ana ve babaya itaat etmek farz olduğu için; ana ve babasından her ikisi veya birisi hayatta olan mükellef kimseye cihad farz değildir. Bir kimse tehlikeli bir sefere ancak anası ve babasının izni ile çıkabilir. Ama tehlikeli olmayan bir sefere onlardan izinsiz çıkabilir. İlim tahsili için de izinsiz çıkabilir.
Bulundukları beldede; kendilerinden daha fâkih ve âlimi bulunmayan kimselere de, cihad farz değildir. Böyle alimler farz olmayarak cihad‘a gidecek olsalar, kendilerine cihad etmek farz değildir. Çünkü o belde halkının din cihetinden zayi olma korkusu vardır. Böyle fâkih ve âlim olan kimselerin; farz olan hacc seferinden başka, hiç bir sefere çıkmaları caiz değildir. Bir mü‘minin cihad‘a çıkması; hanımlarının, çocuklarının, kardeşlerinin ve nafakaları ile yükümlü olduğu kimselerin iznine tabi değildir. Onlar razı olmasa dahi cihad‘a çıkar. Ancak ehlinin helâk olması sözkonusu olursa, durum değişir. Mücahid‘in geride kalan ailesi; diğer mü‘minlere tıpkı annesi gibi haramdır. Ta ki şehid olursa, durum değişir.



