Ana muhalefet partisinde mahkeme kararlarıyla başlayan güç savaşı, yüksek yargı koridorlarında kelimenin tam anlamıyla bir tasfiye operasyonuna dönüştü.
Özgür Özel yönetimiyle Kemal Kılıçdaroğlu ekibi arasındaki ipler her geçen saat daha da gerilirken, partinin hukuki hafızası olarak bilinen isimler bir gecede koltuğundan oldu.
Kritik süreçte, krizin faturası yüksek seçim kuruluna ilk başvuruyu yapan isme kesildi.
Kriz Çıkaran Başvuru Sonrası Görevden Alma Hamlesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" ve ihtiyati tedbir kararının ardından CHP'nin Yüksek Seçim Kurulu Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, kurulun kapısını çalarak itiraz başvurusunda bulunmuştu.
YSK’nın bu itirazı akşam saatlerinde reddetmesi üzerine, mahkeme kararıyla partinin başına iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden çok sert bir hamle geldi.
Kılıçdaroğlu, partinin YSK nezdindeki savunmasını üstlenen Yakupoğlu’nun görevine son verdi.
Yeni Avukat Dilekçeyi YSK'ya Sundu
Kılıçdaroğlu’nun parti avukatı olarak yetkilendirdiği Avukat Kadri Gökhan Sultan imzasıyla yüksek kurula resmi bir dilekçe sunuldu. Söz konusu dilekçede, "Mehmet Hadimi Yakupoğlu’nun, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından YSK temsilciliği görevinin sonlandırıldığı ve bu nedenle kurul nezdindeki başvurularının dikkate alınmaması gerektiği" yönündeki taleplere yer verildi.
YSK Başkanı Mutta: "Yetkimiz Yok"
Gelişmelerin ardından açıklama yapan YSK Başkanı Serdar Mutta, ilk başvuru hakkında zaten bir "ret" kararı verildiğini, bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun azil dilekçesi hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini bildirdi.
Mahkemenin gönderdiği 21 Mayıs 2026 tarihli yazıya da değinen Mutta, "Hukuk mahkemelerinin kararlarının icrası konusunda Kurulumuza, Anayasa ve yasalarla verilmiş herhangi bir görev ve yetki bulunmadığından yazının işlem yapılmaksızın mahalline iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir" ifadesini kullandı.
Kararın gerekçesinin ise daha sonra yazılacağı vurgulandı.
Gözler şimdi, YSK koridorlarındaki bu kritik tasfiyenin ardından CHP’deki çift başlılık krizinin ve kurultay takvimi pazarlıklarının nasıl şekilleneceğine çevrildi.





