Değerli okurlarımız, bugün sizlere çalışan ve emekli olan vatandaşlarımızın Sosyal Güvenlik alanındaki beklentileri ve istekleri konusunu işleyeceğim. Özellikle seçim dönemlerinde havada uçuşan vaatlere kanmayıp ayağınıza kadar gelecek olan milletvekili adaylarına bu beklentilerinizi açık ve net bir şekilde izah edip, bir dahaki gelişinde bu konu hakkında hesap soracağınızı belirtin ki, onlar da sizin bu kararlılığınızı anlasın ve böylece sözlerinin arkasında durmasını ve sorunların çözümüne katkı sağlamış olursunuz.

Ülkemizde kanunları TBMM yapar, ilgili kurumlar da Meclis’te kabul edilen yasalar çerçevesinde vatandaşların haklarından faydalanmasını sağlamaktadırlar. Sigortalıların ve çalışanların merakla beklediği pek çok konuda TBMM’de hazırlanmış ve yasalaşmayı bekleyen birçok yasa teklifi var. Türkiye’de genelde vatandaşlara yönelik yasalar seçim dönemlerinde daha çok konuşulup gündemde tutulmaya çalışılmaktadır. Siyasilerin vaatleri büyük önem taşır ve gerçekçiliği bakımından vatandaşça itibar edilip oy kullanmalarında seçecekleri parti konusunda etkili oluyor.

Bir de siyasilerimizin vaatlerinin havada kaldığı dönemler çok olmuştur. O vaatlere kanıp oy veren seçmenin o partileri tarihe gömdüklerine şahit olmuşumdur. Örnek olarak ilk akla gelen 2 anahtar vaadi hala hafızalarımızdadır. Konumuzla alakalı ise seçim öncesi vaat edip hemen seçim sonrası memur maaşları için yapılan toplu iş sözleşmeleri görüşmesi var ki, unutmak ne mümkün… Görüşmeye girmeden, gazetecilere yeni kurulan efsane Erbakan hükümetini ters köşe yapacağı hakkında demeç veren sendika başkanının görüşme sonucunda onu bekleyen gazetecilerin sorularına cevap vermeden apar topar ortadan kaybolmasına da şahit olduk.

“EFSANE” ERBAKAN HÜKÜMETİ…

İsterseniz bu görüşmeyi kısaca özetleyeyim ve aradaki farkı daha iyi anlamış oluruz. Cennetmekan Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız, hükümeti kurduğunda ilk iş emekli aylıklarını arttırdı, asgari ücretlilere zam yaptı. Grev hazırlığı yapan sendikalar, toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde yeni kurulan hükümetle masaya oturunca burnu bir karış havada “yüzde 35 zam istiyoruz” derler. Başbakan Erbakan şaşırmıştır. “Anlamadım” der, “ne kadar istiyoruz dediniz ”. Sendika başkanı, hükümeti köşeye sıkıştırmanın verdiği keyifle ve daha yüksek bir sesle tekrarlar: “Yüzde otuz beş zam istiyoruz”. “Siz deli misiniz ” der Başbakan Erbakan, “Ne söylediğiniz farkında mısınız Bu zamanda bu kadar zam istemek de ne demek ”. Sendika başkanı daha da keyiflenir. “Evet, tabii ki ne istediğimizin farkındayız” der. Evet, işte onlara hadlerini bildirmeye başlamıştır.

Başbakan şunları söyler sendika başkanına: “Siz bir işçi sendikasının genel başkanısınız. Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir ortamda, aldıkları ücretler günden güne eriyen işçiler için en azından enflasyon oranında bir zam istemeniz gerekirken, enflasyonun altında bir talepte bulunmanız, doğrusu beni şaşırttı.” Başbakan konuşmasını sürdürür: “Siz ne düşünürseniz düşünün. Biz iktidar olarak çalışanlarımızı enflasyona ezdirmek istemiyoruz. Dahası onların milli gelirden alacakları payı da, kademeli olarak mümkün olduğu kadar artırmak niyetindeyiz. Bu sebeple, siz her ne kadar yüzde otuz beş zam istiyor olsanız da, biz işçilerimize önümüzdeki altı aylık dönem için yüzde elli beş zam vereceğiz!” Sendika başkanı, manasız bakışlarla Başbakana ve yanındakilere bakar uzunca bir süre. Oradakilerden birisi yanına gelip, Başbakanın söylediklerini tekrarlar. Görüşmeden çıkan sendika başkanı toparlanamamıştır bir türlü. Heyecan ve merakla kendisini bekleyen gazetecilere doğru dürüst bir şey söyleyemeden Başbakanlık’tan ayrılır.” İşte bu yüzden o dönemin başbakanı cennet mekan Prof. Dr. Necmettin Erbakan milyonlarca insanın halen gönlünde ve dualarındadır. 

SEÇİMLER ÖNCESİ VERİLMESİ BEKLENEN HAKLAR

1-Sigortalılığa çırak veya stajyer olarak başlayanların bu başlangıçlarının emeklilik hesaplamalarında sayılmaması sorununun çözümü konusunda daha önce 1987’de tanınan hak benzeri yeni bir hak sigortalılarca yine bekleniyor.

2-Sigortalı çalışırken doğum yapan annelere tanınan borçlanma hakkının, doğum yaptıkları sırada sigortalı olmayan anneleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi ve bu konuda eski çalışma bakanı Faruk Çelik’in Meclis kürsüsünden söylemiş olduğu “Askerlik borçlanmasına benzer doğum borçlanması getirdik” vaadi de yerine gelmiş olacak. Böyle bir kanunda bizleri doğurup büyüten ve bugünlere gelmemizde pay sahibi olan annelerimize verebileceğimiz en güzel hediye olur diye düşünerek biran önce yasallaşmasını umutla bekliyoruz.

3-Çalıştıkça düşen emekli aylıklarına çözüm bulunması.

4-Emekli olup işyeri açan veya şirket ortağı olup istihdam sağlayanlardan yapılan %10 SGDP’nin kaldırılması.

5-08.09.1999 tarihinde çıkarılan yasa ile mağdur olan çalışanların emeklilik haklarında düzenleme yapılması. Kamuoyunda EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) olarak adlandırılan ve haklarını örgütlü şekilde arayanlar diye adlandırdığımız kesim.

6- Kamu kurumlarında sözleşmeli veya taşeron olarak çalışanların çalıştıkları resmi kurumlara kadrolu olarak atanması.

7-Asgari ücretin daha yaşanabilir bir rakama yükseltilmesi ve buradan alınan vergilerin kaldırılması.

8-Emekli aylıklarının daha refah ve yaşanabilir bir seviyeye kadar artırılması İntibak yasasının bir an önce çıkartılıp uygulanmaya başlanılması.

9- 13. Maaş: Bankalarca verilen emekli aylıklarına promosyon düzenlemesinin sonuçlandırılması.

10- İktisadi İdari Bilimler mezunu yaklaşık 400 bin genç, kamuda kendileri için uygun pozisyon açılmasını ve atanmalarını bekliyor.

İşte başlıca sorunları buradan belirttim şimdi sizler oy verecek olanlar yani seçmenler ayağınıza gelen Vekil adaylarına bu taleplerinizi belirtip takibini yaparsanız haklı taleplerinizin sonuçlanmaması imkansız gibi.

GELİR TESTİNDE 30 EYLÜL SON GÜN

Gelir testine müracaat etmeyen yüzbinlerce vatandışımıza son uyarılar 30.09.2015 tarihine kadar ikamet ettiğiniz kaymakamlıklardaki Sosyal Yardımlaşma Vakfına müracaat edip gelir testi yaptırmanız gerekli ve test sonucu ödeme çıkarsa bu rakamı da 02.11.2015 tarihine kadar ister tek seferde faizsiz, isterseniz 36 aya kadar 2 ayda bir ödemeli taksitlendirip ödeyebilirsiniz.

DİNİ BAYRAMLARDA ÇALIŞMA ZORUNLU MU

İşçi ile işveren arasında yapılan iş sözleşmesinde veya varsa toplu iş sözleşmenizde ulusal ve dini bayramlarda ayrıca genel tatil günlerinde çalışacağınıza ilişkin bir hüküm varsa ve işveren de çalışmanızı isterse çalışmak zorundasınız. Böyle bir hüküm yoksa ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışacağınıza ilişkin bir onay vermemişseniz bayramda çalışmak zorunda değilsiniz. İş sözleşmesinde çalışma zorunluluğunuz olmamasına rağmen yine de çalışıyorsanız ücretiniz normal ücretinize göre farklı hesaplanır. İş Kanunu’nda Ulusal Bayram ve Genel Tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma ücreti de günlük ücreti yüzde 100 zamlı ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; bayramda işyerinde işçiler çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir.

BUGÜN KURBAN BAYRAMI

“Kurban Bayramının ülkemiz, halkımız, Türk ve İslam dünyası için hayırlara vesile olmasını, yakın coğrafyamız başta olmak üzere yaşanan acıların sona ermesini, Türkiye’de ve dünyada barış ve saadetin hâkim olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.”