İki yanlış bir doğru etmez şeklinde genel bir matematik kuralı vardır Yaklaşık bir haftadır Kıbrıs ın elimizden kaymasıyla ilgili izlenen hatalarla dolu diplomasi trafiğinde yaşadığımız süreç aynen bu. AB ile yürütülen müzakerelerde ek protokole imza atarak, fiili şekilde Güney Kıbrıs Rum Kesimi ni tanıyan AKP hükümeti, şimdi "Ne yapalım, ne edelim de, attığımız imzanın altından kalkacak bir salvo atışı gerçekleştirelim" tavrıyla, limanları açalım teklifini ortaya atıverdi. Hükümet bu teklifin Rumlar ve Yunanlılar tarafından kabul görmeyeceğini elbette biliyordu. Onların amacı, AB tarafından sürekli tazyik altında tutuldukları Kıbrıs meselesinde, "çözüm arayan taraf" imajını vermek "Çözüm arıyoruz, uzlaşmacı taraf biziz" ayaklarıyla oynadıkları kumarın nereye uzanacağını gizleyerek, Kıbrıs ı dilim dilim, parça parça Rumlar a terk edecekler Ne hazindir ki, Kıbrıs ın göz göre göre elimizden kayıp gitmesine yol açacak bu kumar, gazetelerde, televizyonlarda tartışılması gereken gerçek zemininde ele alınması gerekirken, bambaşka bir havaya büründürülüverdi.

Ne günlere kaldık ey gazi hünkar! Kıbrıs ın elimizden gitmesi olayını tartışacakken, medyanın üstün gayretleriyle, hükümetin bu diplomatik manevrasını Cumhurbaşkanı na ve Genelkurmay a haber verip vermemesi zeminine kaydırıverdik. Ne olmuş Genelkurmay Başkanı, hadiseyi televizyondan öğrenmiş Cumhurbaşkanına bilgi verilmemiş

Başbakan diyor ki, "Sözlü bir teklifi ilgili kurumlara danışacak halimiz yoktu"

Hükümetin sivil insiyatif geliştirmesi gereken her konuda Genelkurmay la veya göreve geldiği günden beri "Meclis Kararlarını Veto Merkezi" gibi çalışan Çankaya yla hasbihal edecek hali elbette yok. Bu konuda gözden kaçırılan konu, Kıbrıs ın elimizden gitmesi meselesi Tartışılması gereken şey, Cumhurbaşkanı na veya Genelkurmay a bu konuda bilgi verilip verilmemesi değil. Ne gariptir ki, biz aslı bıraktık yine teferruatla uğraşmaya başladık Bizim altını çizmek istediğimiz konu, bu olaya medyanın yaklaşım tarzı Dikkatinizi çekiyorsa, ne kadar çarpık ve ne kadar taraflı

Hadiseyi bakılması gereken minvalden çıkarıp, Genelkurmay-Cumhurbaşkanı ve Hükümet ekseninde bir gerilim oluşturmak için özel bir gayret sarfediyorlar. Hükümetin attığı adım tamamen yanlış Onlar bu yanlışı eleştirmek yerine, ülkedeki sivil siyaseti "hizaya sokmak" için demokrasi dışı güçlerin devreye girmesini isteyen postal meraklısı bir tavır sergiliyorlar. Asker üzerinden prim sağlamaya çalışıyorlar Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için kendi arzuladıkları bir dünya görüşünü seslendirecek birilerine zeminler kurgulamaya çabalıyorlar. Hükümetin yaptığı da yanlış Medyanın yaptığı da yanlış Bu yanlışlardan doğru çıkarabilmek mümkün değil Bu yanlışlıklar silsilesi içinde, Türk halkının kafası da karmakarışık Neler oluyor Kıbrıs bizim canımız, Kıbrıs bizim vatanımız Bir limanını açmakla, tamamını açmak arasında ne fark var Neden bunları tartışmıyoruz! Kıbrıs ı biz canımızla, kanımızla aldık Mehmetçiklerimiz "Beşparmak" dağlarında şehit oldu Mehmetçiklerimiz o toprakların her metrekaresini kanıyla suladı. Şimdi kalkmış, "İzolasyonları esnetmek için" bir limanı, bir havaalanını öylesine açıyoruz" diyemeyiz "Çözümsüzlük isteyen taraf biz olmayalım" ezikliğiyle AB nin emir eri ve kapı kulu olamayız! Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır!