İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen etkinlikte konuşan Lula da Silva, Orta Doğu'da devam eden çatışmalara değindi. BM Güvenlik Konseyinin daimi üyesi ABD, Çin, Rusya, Fransa ve İngiltere'ye savaş çılgınlığının durdurulması için çağrıda bulunan Lula da Silva, mevcut küresel düzenin adaletsizliğine "Dünyaya barışı garanti etme yükümlülüklerinizi yerine getirin, bir toplantı düzenleyin ve bu savaş çılgınlığına son verin çünkü dünya artık daha fazlasını kaldıramıyor." sözleriyle sitem etti.

AB VE ABD ANLAŞMAYI KABUL ETMEDİ

Lula da Silva, 2010'da Hindistan ve Türkiye ile birlikte İran'ın uranyum zenginleştirmemesi için bir anlaşmaya aracılık ettiklerini anlattı. Bu süreçte Batı’nın ortaya koyduğu iki yüzlülüğe vurgu yapan Da Silva "Anlaşmayı yayımladığımızda İran, uranyum zenginleştirmeyeceği için bizi öveceklerini hayal etmiştim. Ne mi oldu? AB ve ABD anlaşmayı kabul etmedi, şimdi ise yine burada İran'ın atom bombası yaptığı fikrini yayıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

“AŞIRI SAĞ İLE MÜCADE ETMELİYİZ”

Donald Trump, Binyamin Netanyahu gibi aşırı sağcı provokatif politikacılarla mücadelede her platformda aktif olmaları gerektiğini dile getiren Lula da Silva, "Sanal ağlarda mücadele etmek kaçınılmaz bir görevdir. Aşırı sağ bağırıyor, yalan söylüyor ve saldırıyor. Onlarla mücadele etmek için büyük bir sorumlulukla konuşmaktan korkmamalıyız." diye konuştu.

"KÜBA'YA YÖNELİK LANET AMBARGOYU ARTIK BİTİRİN "

Demokrasiyi Savunma Zirvesi'nde konuşma yapan Lula da Silva’nın bir diğer gündem maddesi ise ABD'nin yıllardır ambargo uyguladığı Küba'ydı. Silva "Küba'ya yönelik o lanet ambargoyu artık bitirin ve Küba halkının hayatını barış içinde yaşamasına izin verin." Çağrısı yaptı. Lula da Silva, ABD'nin on yıllardır uyguladığı yaptırımlarla Küba'yı cezalandırdığını belirterek, şunları söyledi: "Evet, Küba'da sorunlar var ancak bunlar onların sorunlarıdır. Ne Lula'nın ne Trump'ın ne de sırası gelen imparatorluğun meselesidir. Peki, bu ne işe yaradı? Hiçbir şeye. Kübalılar hala orada, ayakta ve ellerinden geldiğince direniyorlar. Sadece dünyanın artık bir kez olsun nefes almalarına izin vermesini bekliyorlar."

Kaynak: Haber Merkezi