Küresel güç dengelerinin en kırılgan noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmanmaya devam ediyor.
ABD ve İsrail’in bölgedeki askeri provokasyonlarına karşı İran’ın sergilediği tutum, uluslararası arenada yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Hürmüz’deki çatışmalara dair açıklamaları, Tahran cephesinde "hakkaniyetten uzak" olarak değerlendirildi.

- "BM, EMPERYALİST SALDIRGANLIĞI GÖRMEZDEN GELİYOR!"
BM Genel Sekreteri Guterres, Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmaların son bulması çağrısında bulunurken, İran’ı hedef alan ifadeler kullanması dikkatlerden kaçmadı.
Guterres’in, ABD ve İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı hamlelerine değinmeden İran'ı doğrudan suçlaması, "BM’nin taraflı tutumu" olarak eleştirildi.

- İRAN DIŞİŞLERİ'NDEN NET MESAJ: "SORUMSUZCA VE HAKSIZ!"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Guterres'in iddialarına çok sert çıktı.
Bekayi, BM Genel Sekreteri’nin ifadelerini "sorumsuzca" olarak nitelendirerek şu çarpıcı tespitlerde bulundu:
"İran'ı, maruz kaldığı saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullandığı için suçlamak, tamamen haksız ve sorumsuzca bir tutumdur. Bugün Hürmüz'de yaşananlar, münferit bir çatışma değil; ABD ve İsrail’in 28 Şubat itibarıyla başlattığı sistemli askeri saldırganlığın bir yansımasıdır."

- "MEŞRU MÜDAFAA HAKKIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!"
Bölgedeki ABD üslerine yönelik gerçekleştirilen müdahalelerin bir saldırı değil, "savunma" olduğunun altını çizen Bekayi, Tahran’ın duruşunu şu sözlerle özetledi:
"Ülkemiz, hiçbir noktaya sebepsiz yere saldırı düzenlememiştir. Basra Körfezi’ndeki ABD üslerine yönelik atılan adımlar, tamamen uluslararası hukuka uygun şekilde, 'meşru müdafaa' kapsamında değerlendirilmelidir."
İran'ın attığı adımların uluslararası hukuka aykırılık teşkil etmediğini vurgulayan Tahran, BM’yi gerçekleri çarpıtmakla itham etti.
Öte yandan Hürmüz Boğazı’ndaki bu gerilimin nasıl sonuçlanacağı merak konusu olurken, Tahran yönetimi "kendi topraklarını ve bölge güvenliğini koruma konusundaki kararlılığından" geri adım atmayacağının sinyallerini vermeye devam ediyor.




