New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi yine diplomatik bir savaşa sahne oluyor. Küresel güçlerin nükleer dosya üzerinden yürüttüğü bilek güreşinde tansiyon, Batılı ülkelerin hamlesiyle yeniden zirveye çıktı. Washington, Londra ve Paris’in Tahran’ı köşeye sıkıştırmak için attığı adım, BM koridorlarında çok sert bir duvara tosladı. İran kanadı, sahada ve masada geri adım atmayacağını ilan ederken, diplomatik restleşme uluslararası arenada kartların yeniden karılmasına neden oldu.
"Güvenlik Konseyi Açıkça Kötüye Kullanılıyor"
New York’ta kameraların karşısına geçen İran'ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, BMGK toplantısında yaşananlara ilişkin zehir zemberek açıklamalarda bulundu. ABD, İngiltere ve Fransa’nın 2231 sayılı kararın öngördüğü "geri getirme" mekanizmasını işletme çabalarını tamamen hukuk dışı olarak nitelendiren İravani, "Güvenlik Konseyi prosedürlerinin ve yetkisinin açıkça kötüye kullanılması söz konusudur" sözleriyle tepkisini dile getirdi. İran'ın bu konudaki net ve tutarlı duruşunun hem Genel Sekreter'e hem de Güvenlik Konseyi Başkanı'na resmen iletildiğini hatırlatan Temsilci, bu haklı tutumun Çin ve Rusya tarafından da desteklendiğini vurguladı.
Suçlamaların Hedefinde "E3" Var
Tahran, masadaki haklılığını savunurken Batılı devletlerin geçmiş karnesini de ortaya döktü. İravani, "E3" olarak adlandırılan ABD, İngiltere ve Fransa’nın Ortak Kapsamlı Eylem Planı (KOEP) kapsamındaki taahhütlerine hiçbir zaman uymadığını iddia etti. Bu ülkelerin, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimine tabi olan barışçıl nükleer tesislerine yönelik saldırıları desteklediğini ileri süren İravani, ortaya atılan iddiaların tamamen siyasi saiklerle yönlendirildiğini savundu. Gerçeklerin kasıtlı olarak çarpıtıldığını ifade eden diplomat, ülkesinin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'na (NPT) her zaman bağlı kaldığının altını çizdi.
"ABD Üzerine Düşeni Yaparsa Biz Masadayız"
Konuşmasında BM Güvenlik Konseyi'ni de göreve çağıran İravani, uluslararası barış ve güvenliğin tehdit edildiği bu atmosferde konseyin kararlı önlemler alması gerektiğini belirtti. ABD ve İsrail’in saldırganlığının daha fazla tırmanmadan durdurulmasını talep eden İranlı elçi, krizin çözümü için açık bir kapı bırakmayı da ihmal etmedi. Tahran’ın iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptına sadık olduğunu söyleyen İravani, bunun tek bir şartı olduğunu "ABD'nin kendi yükümlülüklerini tam ve sadakatle yerine getirmesi" cümlesiyle özetledi.




