RUSYA NIN uluslararası mutabakat olmadan Suriye savaşına
dâhil olmasının ardından BM Güvenlik Konseyi BM üyesi tüm ülkelerin terör
örgütü IŞİD ile mücadele kapsamında Suriye topraklarına müdahale edebilir
şeklinde bir karar almış. Sanıyorum alınan karar üzerinde uzun boylu düşünmeye
gerek yok. Bu kararın Suriye de çatışmaları durdurmaya değil, daha da
genişletmeye, bugüne kadar Suriye deki çatışmalarda yer almamış olan
ülkelerinde devreye girmesine zemin hazırlayan bir karardır. Bu kararın
Suriye deki Bayırbucak Türkmenlerine yönelik Rusya ile Esad güçlerinin birlikte
harekete geçtiği, katliam gerçekleştirildiği günlerde alınması olayı daha da
manidar hale getiriyor. Çünkü böyle bir günde BM Güvenlik Konseyi nin
Türkmenlere yönelik Rusya-Esad saldırılarını durdurmaya yönelik bir karar
alması gerekirdi.
Bayırbucak Türklerine karşı girişilen saldırıları
karşısında, Kobani ye yönelik IŞİD saldırılarının ardından ülkemizde ve dünya
üzerinde Haçlı-Siyonist ittifakının yandaşlarının sergilediği tavır
hatırlandığında o gün barış çığlıkları atanların bugün Türkmenlere yönelik
katliamlar karşısındaki sessizliğin dünyaya hâkim olan ikiyüzlülük ve
utanmazlığı gözler önüne serdiğini söylemek yanlış olmaz.
Esad ve Rusya nın Suriye de bir numaralı tehlike olarak
her fırsatta IŞİD i gösterdikleri düşünüldüğünde Türkmenlere karşı başlatılmış
ortak katliamın izahı olabilir mi Kimsenin bilmediği Türkmenler ile IŞİD
arasında bir bağ mı vardır Söz gelimi Türkmenler IŞİD saflarında mı mücadele
etmektedirler Bunu söylemek mümkün değil. Aslında Suriye de çatışan taraflar
içinde yalnızlığa itilmiş tek kesim Türkmenlerdir. Onlarda hayatta kalabilmenin
çabasını gösteriyorlar. Çatışan gruplar içinde ağır silahlara sahip olmayan tek
kesim Suriye Türkmenleridir ve Suriye de Kürtlerin en az üç katı bir nüfusa
sahipler. Ne var ki, düne kadar Kürtlerle ve Araplarla birlikte yaşadıkları
alanlardan ısrarlı bir şekilde Türkmenler göçe zorlanıyorlar. Bir diğer ifade
ile parçalanacak Suriye de Türkmenlerin söz sahibi olmasını istemiyorlar. Rusya
ile Esad güçlerinin Türkmenlere yönelik ortak hareketinin başka bir izahı
olmaz.
Ayrıca, Kobani ye yönelik IŞİD saldırıları sırasında
ülkemizde ve dünya üzerinde ayağa kalkanların, kıyameti kopartanların bugün
sessizliğe bürünmüş olmalarını doğru okumak gerekir. Görünen o ki,
Siyonist-Haçlı ittifakının Büyük Kürdistan hayali devam ediyor. Bölgede
çatışmaların ağırlık noktasını oluşturan taraflar içinde Esad, PKK, PYD dünya
üzerinde kendilerine şartsız destek bulabilirlerken Türkmenlere yönelik
katliama karşı Siyonist-Haçlı ittifakının destekçilerinin kayıtsızlığının başka
bir izahı olabilir mi Artık İslam dünyasının, Haçlı-Siyonist ittifakının
kendilerinin düşmanı olduğunu, bu düşmana karşı ortak bir cephe oluşturmaları
gerektiğini görmek ve bu yönde harekete geçmek mecburiyeti vardır. Dünya
üzerinde farklı çıkarları olan Haçlı-Siyonist ittifakı mensuplarının
Müslümanlara karşı ortak cephe oluşturmak söz konusu olduğunda hemen bir araya
gelebildiklerini görmek gerekiyor. Rusya nın Esad ın elini güçlendirmek için
IŞİD e karşı devreye girdiği düşünüldüğünde IŞİD in bir kenara bırakılıp
Türkmenlere yönelinmesi Suriye nin geleceği hususunda Siyonisit-Haçlı
ittifakının gizli bir anlaşmaya vardığı, bu anlaşmada gelecekte görmek
istemedikleri grubun Türkmenler olduğu, parçalanmada Esad, PYD ve PKK gibi
örgütlerin paylarının belirlendiğini görmek için başka gelişmelere gerek
yoktur. Bu noktada IŞİD gibi örgütlerin ortaya çıkması ve hızla gelişmesine
Haçlı-Siyonist ittifakının uyguladığı zulüm, işgal ve katliamların zemin
hazırladığını görmeleri gerekiyor. Bu ittifak zulmünü böylesine fütursuz bir
şekilde sürdürmeye devam ettiği sürece kendi mensupları arasından da bu
örgütlere katılanlar hızla artacaktır. Dünya ne kadar kötü olursa olsun tüm insanlığın
insanlığını yitirdiğini düşünmek yaratılışa ters düşer.