Biz buradan geçiyoruz bir dizi yağmurla Bir dizi yağmur ve

dilimizde türkü. Dilimizin dolaşıklığı yansımalı acısı da. Dilimizde ne varsa

karşılık gördü. Biz buradan bir baharla çıkacağız. Biz buradan sonsuz temiz bir

umutla. Akan gözyaşını sileceğiz, dilimizde şifalı dualarla. Bir kuş var uçup

duran. Şehirlerden şehre, kalpten kalbe konan. Bir kuş siliyor her acıyı. Hüzne

de ortak, biliyor vefayı.

Biz burada çok oturduk bekledik. Doğru geçti, gözümüz

kördü göremedik. Bir kol tuttuk bir el çekemedik. Dil bağlandı, kalp buruldu

düştü söz. Dostluk budandı dallarımızdan. Kol kol adamları kaybettik. Acımızı

gömerken ciğerimize bir de alaylar işittik. Biz bir şeye inandık yine çıktık

yola. Dilimizde kutlu türkü ve duayla.

Sevgiyle kenetliyiz ve ayrılmaz kalplerimiz. Biz mis gibi

bir Peygamberin ümmetiyiz. Ağlasak o sızlar, inlesek duyar o. Ötelerden

ötelerden bizimle ruhu. Şefaatiyle yetişir mazlumlara. Kararır göz düşecekken

tutar elden o. Ateşin bir çöl içindeyiz yürüyoruz. Gözlerimiz toz duman hücumu

içinde. Kalbimiz ya nasıl anlamıyoruz. Kalbimiz en ziyade kumlar içinde. Batar

her zerre-i kum acısıyla yakar. Bir kalbi koruyamadık biz dostlar.

Gelip geçici bir han imiş dünya. Dünya bizde bir

emanetmiş. Durduk hâlâ tartışıyoruz ya. Hastasıyla veremlisiyle vebalısıyla. Hürmet

ya hürmet nerede Gözlerimi ovun dostlarım, hürmet nerede Geçici bir

hükümdarlık geçici bir makam. Olmuş cümle gözlere perde. Hani ya dosttuk biz

sizlere burada Hani ya ayaklarımızdaki dikenin ortaklığı. Nerede kaldı

topuktaki yılan zehri. Nerede kaldı sıddık dost eli.

Şimdi kim geçer bu taşların önüne Kim kanatır dizlerini,

çarıklarına dolana dek kan. Kim siper olacak azaplı gövdeye. Kimdir kendine

kıyacak can. Görmek mümkün mü hâlâ vefa denilen dosttan. Bir damla, bir yudum

merhamet biraz ferah kelam. Sözler hele ki sözler ne kıyıcı. Bıçaktan keskin

mübarek kanadır kastı. Kan kesilir mi deme kıyım kıyım kıyılır hem de. Titrer

insan ve ruh tüm kabiliyetiyle. Acıdan geçtik türkülerle geçtik. Biraz olsun

duymamak için sancıyı. Dost deyip verdikdi sırtımızı. Kara hançerleri buraya

kim sıraladı.

Sensin iyikisin hep kalsın. Sen umutsun ve baharsın. Sen

özünü kaybetmemiş Müslümansın. Müslümanım bir selam et bin hürmet gör. Rahmetle

dolu vadilerden esintiler der. Kolların merhamet içindir senin. Ellerin yetim

başları okşamak için. Gözlerin ibretle bakmak içindir senin. Gözlerin şefkatli

iki nur. Bak ki aydınlığınla aydınlansın dünya. Bak ki arınsın kiri zihninin.

Gözyaşı ile tertemiz yıka da, eksilmesin içinde saklı duran merhametin.

Sen bizi kırdın ey dost eyvallah. Sen bizi incittin ve

üzdün. Sen bize bir oyun ettin eyvallah. Kahrın da lütfun da hoştur senin.

Biz seni sevdik ya zira biz seni Yaradan dan ötürü. Kahrı

da Ondan bildik zira lütfu ve süruru.

Şimdi hep beraber desek ya bir gün: Müslümanım, her

şeyinle kabulüm.