Türkiye'nin önemli tekstil üretim merkezlerinden biri olan Denizli'de, sektörün güçlü oyuncularından Ataca Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor. Merkezefendi ilçesinde 2014 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren ve dünyaca ünlü markalar için üretim gerçekleştiren firma, artan üretim maliyetleri ve bozulan nakit dengesi sebebiyle yargıya başvurdu. İflas riskinden kaçınmak ve ticari hayatına devam edebilmek isteyen şirket, mahkemeden konkordato talep etti.

Mahkemeden Üç Aylık Geçici Koruma Kararı Çıktı
Şirketin talebini detaylıca değerlendiren Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu kapsamında firmaya nefes aldıracak kritik bir adım attı. 22 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Ataca Tekstil'e üç ay süreli geçici mühlet verildi. Alınan bu mahkeme kararıyla birlikte;
-
Şirkete yönelik başlatılabilecek tüm icra işlemleri durduruldu.
-
Firmanın mevcut mal varlıkları yasal güvence altına alınarak koruma kalkanı sağlandı.
-
Şirket faaliyetlerinin ve mali tablolarının denetimi için özel bir komiser heyeti atandı.
Üç Kişilik Komiser Heyeti Süreci Yönetecek
Şirketin mali yapısını düzeltebilmesi için sunulan kurtuluş planının uygulanabilirliğini denetlemek amacıyla Adnan Selçuk, Engin Erenler ve Müyeser Kavaklı'dan oluşan bir komiser heyeti görevlendirildi. Bu uzman ekip, üç aylık süre zarfında firmanın ekonomik tablosunu adım adım inceleyerek iyileşme planının işe yarayıp yaramadığını mahkemeye rapor halinde sunacak.
14 Ülkeye Yapılan Küresel İhracat Risk Altında
Ev tekstili, örme giyim ve bilhassa bebek giyimi (bebek pijamaları, uyku tulumları vb.) alanında uzmanlaşan Ataca Tekstil, üretiminin tamamına yakınını yurt dışı pazarlara ulaştırıyordu. Şirketin geniş ihracat ağı içerisinde ABD ve Rusya gibi dev pazarların yanı sıra Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya, İsviçre, İsveç, Hollanda, Danimarka, Norveç, Avusturya ve Belçika gibi çok sayıda Avrupa ülkesi de yer alıyordu.
Tekstil sektöründe yaşanan küresel daralmanın ve sürekli artan üretim giderlerinin yerel firmalar üzerinde yarattığı yıkıcı etkinin somut bir örneği olarak değerlendirilen bu kriz, sanayi çevreleri tarafından yakından izleniyor. Sektör temsilcileri, şirketin bu zorlu darboğazdan çıkıp çıkamayacağını ve konkordato sürecinin başarıyla sonuçlanıp sonuçlanmayacağını merakla bekliyor.



