BU yıl Meclis 26. Dönem 2. Yasama yılı 1 Ekim’de Cumhurbaşkanının konuşması ile açıldı. Akşamında ise TBMM Başkanı İsmail Kahraman ilklere sahne olan bir resepsiyon verdi. İlk defa içki servisi yapılmadı. Ancak onun dışında resepsiyonda başka şeyler de yaşandı.
Başbakan Binali Yıldırım, neredeyse herkesin teker teker elini sıktı. Her zamanki alçak gönüllüğüğü üzerindeydi, bütün masaları gezdi.
***
En büyük ilgiyi ise komutanlar gördü. 15 Temmuz’da gösterdiği kararlılıkla milletin gönlünde önemli bir yere sahip olan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, meslektaşlarımıza açıklamalarda bulundu. Biz de ayak üstü sohbet ettik. Bu duruşun önemine dikkat çektik. Sağolsun, Kendisi Milli Gazete’ye de ayrı bir ilgi gösterdi. İkinci kalkışma ihtimaline karşı Sayın Akar, ““Ciddiye alıyoruz. Ben şahsen ihtimal vermiyorum. Böyle bir potansiyel yok” diye de “Noktayı” koydu.
***
Resepsiyon sürerken İçişleri Eski Bakanı, Eski Müsteşarı ve şu anki Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunacağımızı söyledik. Gazetecinin hediyesi kitap olur. Biz de değerli bir kitap, Hocamızın DAVAM kitabı ile gelmek istediğimizi belirttik. Kendileri ise “Aman herkes çikolata getiriyor, kitabı tercih ederim” diye ifade etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salonda çok az kaldı. Devlet Bahçeli ise katılmadı. HDP ise, hiç katılmadı.
***
Bu yılki resepsiyonun en büyük farkı bence Komutanların halka karışmasıydı. Herkesle sohbet edip, fotoğraf çektirdiler. Elbette bizler de, ordumuza en büyük maddi-manevi desteği vermiş Milli Görüş hareketinin müntesibi gazeteciler olarak devamında Karargahta da bir çay içmek isteriz elbette.
Bakalım, bu duygularla açılan Meclis bu yıl nasıl bir seyir izleyecek?
İKİ TİP BAKAN!
GEÇTİĞİMİZ günlerde Kabinenin en önemli bakanlarından olan Tarım Bakanı Faruk Çelik, çok manidar bir twit attı. Faruk Çelik’e göre iki tip insan var: “İş yapanlar ve yapılan işten kendine pay çıkaranlar.” Faruk Çelik, “İş yapanlar grubunda rekabetin çok az olduğunu” da duyurdu.
***
Faruk Çelik, herhalde twitinde normal insanları kastetmiş olamaz. Bu durumda “İş yapmayıp da yapılan işten kendine pay çıkaran çoğunluk bakanlar” kimler?
Acaba 15 Temmuz’dan sonra özellikle yıldızı parlayan bir bakana da buradan bir mesaj var mı? Bunu bilemiyoruz. Ama anlaşılan iktidar çevrelerinde sadece “ByLock’cu Bakan” tartışması yok. “Çalışanla, çalışmayıp sadece PR yapan bakanlar arasında” ciddi bir çekişme var. Kayıtsız kalamadık!
İKİ BELALI HAZRET!
BU ülkede devlet çarkı neden pratik, hızlı, isabetli işlemez?
El cevap:
MEVZUAT Hazretleri!
İnsanımız 16 yıl Milli Eğitim aldığı halde neden mesleğini öğrenemez? 12 yıl yabancı dil grameri öğrenmesine karşın, “Bir çorba istiyorum” diyemez?
El cevap:
MÜFREDAT Hazretleri!
GEMİCİLERİN FAREYLE İMTİHANI!
DUYULMAMIŞ bir hikayedir. Eski gemiciler bilir.
Eskiden gemilerde fareler çok olur. Fareleri yok etmek için de, yine bir fare yetiştirilir. Gemiciler, bir tane fareyi canlı olarak yakalayıp boş bir tenekeye koyarlar. Günlerce aç bırakırlar. Sonra bir gün başka küçük bir fare yakalar gemi sahipleri. Ve tenekenin içindeki aç olan farenin yanına koyarlar. Günlerce aç kalmış olan fare yeni koyulan fareyi yer. Sonra bir daha, bir daha… Derken yamyam bir fare elde ederler. Bu fare artık iyice semirmiş ve kuvvetlenmiş olur. Sonra bu fareyi geminin içine salarlar. Artık ortalıkta tebdil kıyafet gezen güçlü kuvvetli yamyam fare vardır. Rahatlıkla da diğer küçük, zayıf farelerin yanına sokulur ve yakaladığını yer. Böylece gemi farelerden temizlenir. Bence bu hikâyeden herkesin alması gereken dersler var. Güç, makam ve sermaye adaletle yönetilmezse sonuç vahim olur. Yorum, okuyucunundur…
BAKAN, İMAMI EVİNDE Mİ SAKLADI?
ANKARA’DA bu ara her duyduğum beni şok ediyor. Artık neye inanıp, neye inanmayacağıma karar veremiyorum! Söyleyene, bilgisine, kaynaklarına itibar etmesem, çok da umursamayacağım. En son duyduğum bomba şu: Cemaatin yargı imamı ile ilgili karar çok geç çıktı. Ve çok geç gözaltına alındı. Bunun sebebi, o imamı kabine üyesi bir bakanın 15 Temmuz’dan sonra evinde bir süre saklamasıymış.
Genel Merkezden başka bir yetkili de destek vermiş. Hatta adam itirafçı yapmaya çalışılmış. Ancak sonunda adam tutuklanmış. Gel de şok olma!
DİYALOG, SRİLANKA’YI DA ESİR ALMIŞ!
Srilanka. Hindistan’ın güneyinde bir ada.
Nüfusun çoğunluğu, yüzde 70’i Budist, yüzde 8 Müslüman. Yüzde 7 Hindu, çok az da Hristiyan yaşıyor. Cansuyu ekipleri, milletimizin kurban yardımlarını götürdü. Arkadaşımız Ramazan Kaya ise Trincomalee şehrindeydi.
Ada ülkesi Srilanka’da Hint Okyanusuna sahil boyu sıralanmış otellerden birinin, Nilanwali Beach Hotel’in bahçesinden bir fotoğraf çekti. Dinlerarası Diyalogun sözde ibadet mekanı.
***
Tek bir mekan. İslam ve sözde diğer üç dinin mensupları yan yana ibadet etsinler diye sembolleri yan yana konulmuş.
Mihrap gibi bir alana bırakılmış secde. Hemen yanında Hristiyanlar için İsa Mesih heykeli. Yanında Budistler için buda heykeli. Ve Hindular için yüzlerce putlardan en büyüğü bir fil heykeli.
Sadece bir takım “Ilımlı Müslümanlar” değil, Hindular, Budistler de Diyaloğ’un,“Mesih’ten habersiz toplumlara, Mesih’i anlatıp kabul ettirmek” olduğunun farkında değil.