SİYASİ atmosferi birlikte izliyoruz. Bazıları, sanki patlamaya hazır bomba misali… Bu gerginlik, son 5 senedir kademe kademe bugünkü noktaya getirildi. Çok hassas ve stratejik öneme sahip bir seçim dönemine girdiğimizin farkında mısınız? Düşmanlarımızın zayıf zamanımızı kolladıkları biliniyor. Bu sıkıntıları, yine 85 milyonluk Türkiye olarak “hep birlikte” aşacağız. Hükümete, siyasi partilere ve hepimize barışçı olmak ve sorumlu davranmak düşüyor.
Millet İttifakı, 30 Ocak günü; Ankara ATO Congressium’da, “Ortak Politikalar ve Mutabakat Metni”ni açıkladı. Metinde 9 ana başlık altında 2.300 somut hedef yer alıyor. Tarafsız gözlemciler, 6 partinin ortak çözüm metni hakkında, “üzerinde iyi çalışılmış bir metin”; “bu kadarını beklemiyordum”; “görkemli başlangıç” benzeri değerlendirmeler yaptılar.
Türkiye’deki hayat pahalılığını, enflasyon canavarının fakir ve yoksulları ezdiğini, paramızın büyük değer kaybına uğradığını, içte ve dışta birçok problemimizin bulunduğunu bilmeyenimiz yok. Elif Çakır, Millet İttifakı’nın “Ortak Mutabakat Metni” hakkında sorumlu davranarak şu cümleyi kurdu: “Bu metin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ağır krizler ve iktisadi kaygılara ittiği Türkiye’nin kılcal damarlarına kadar görüntüleyen bir tomografi niteliğinde.” (Karar, 1. 2. 2023)
Millet olarak sorumlu davranmalıyız. Kavga ve sertlikten çözüm çıkmaz. Bağırarak konuşanlar anlaşamaz; ama fısıltıyla konuşanlar anlaşırlar. İtidalli ve aklıselim davranalım. Biz, büyük bir ecdadın torunlarıyız. Şartlar; akıl ve bilimi kullanarak problemlerimizi çözmeyi zorunlu hale getiriyor.
METİNDE NELER VAR?
MİLLET İttifakı, Mutabakat Metni’nde, sorunların çözümü konusunda atacağı adımların yöntemini gösterdi. Sorunlar ağır da olsa çözümünün var olduğunu açıkladı. Mutabakat Belgesi; kadınlar, gençler, çocuklar ve her seviyedeki halka büyük ümit oldu. Hükümet ve muhalefetin problemleri “birlikte müzakere” yöntemiyle çözeceklerini belirttiler. Bu, Cumhur İttifakı da dahil, barışa uzanan bir eldi. Uzlaşmacı ve kucaklayıcı bir üslûptu.
Adalet, kalkınma, ekonomi, eğitim, dış politika gibi her alanda çözüm önerileri vardı. Meselâ “partili cumhurbaşkanlığı” sistemi milleti ortasından ikiye bölüyordu. Bir kişinin uzun süre cumhurbaşkanlığında kalması, kendisini “devlet” ile özleştirmesine yol açar. Bu, devleti zaafa uğratır, beka probleminin yaşanmasına sebep olur. Millet İttifakı bunu önlemek için cumhurbaşkanının 7 yıl süreyle bir dönem seçilmesini, seçildikten sonra da partisiyle ilişiğinin kesilmesinden yanaydı.
Ahmet Taşgetiren, bu önemli konuya vurgu yapıyor; “Partili Cumhurbaşkanı” statüsü, geçen 5 yıllık sürede, ‘partisini aşan bir cumhurbaşkanı’ profili ortaya koyamadı” diyerek Millet İttifakı’nın Mutabakat Metni’ne vurgu yaptı: “Ortak Mutabakat Belgesi’nde cumhurbaşkanı adayı olarak belirleyecekleri kişinin 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağının altını çizdiler.” (Karar, 2. 2. 2023)
Mutabakat Metni, seçim barajını yüzde 3’e düşürmekle millî iradeye sahip çıkıyor; yasama, yürütme, yargı erklerinin kendi içinde güçlü ve itibarlı olmasının yolunu açıyordu. TBMM’de “Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu” kurma vaadi ise, Meclis’e itibar kazandırmayı amaçlıyordu.
KAVGADA ÇÖZÜM YOKTUR
HÜKÜMET cephesinde durum nasıl? Yetersizliğin örneği olarak, bu vaatlerin alternatifini sunmak dururken, “kavgacı ve kara propaganda üslûbunu benimsiyorlar. AKP Genel Başkanı, Meclis Grubu’nda yaptığı konuşmada, “Yapacakları zırvaları vaat diye oraya yazdılar” (1. 2. 2023) sözünü etti. Bu kadarla da yetinmedi; “Ortak metinden gençlere eğlence çıkar” diyerek bir de rakiplerini küçümseme yoluna girdi.
Önce o seviyedeki bir insandan, aylar süren bir emekle hazırlanan metne saygı duymakla işe başlaması beklenirdi; daha sonra da bu vaatlerden daha güzelinin ortaya çıkarılmaya çalışılması!.. Bunları, siyasetin fotoğrafını çekip ülkemize karşı sorumlu davranma ihtiyacının büyüklüğünü göstermek için yazdım.
Hükümet, baştan beri sürdürdüğü büyüklük kompleksi ve yeniden iktidar olma ihtirası ile sert, gerilimli, kavgacı üslûbundan vazgeçmeyeceğini gösterdi. Artık görev, ülkemizin selâmete çıkmasını dert edinen Millet İttifakı’na düşüyor. Vücudun canlı hücrelerinin ölü hücreleri yenilediği gibi; Millet İttifakı canlılığını korumalı; milletimizi ümitsizlik ve karamsarlıktan kurtarmalıdır. Saadet Partisi’nin baştan beri sürdürdüğü barışçı, uzlaşmacı ve birleştirici üslûp örnek alınmalıdır.
Bilelim ki, yanlış yapma lüksümüz yok. 85 milyonu kucaklayan bir cumhurbaşkanı istediğimize göre; bu samimiyetimizi halka göstermeliyiz. Kimseyi dışlamamalıyız. Cumhur İttifakı yanlısı olanlarla iletişimimizi daha da artırmalıyız. Kavganın sonunda yıkım vardır. Kalpler kırılmasın, gönüller yıkılmasın! Biz bu güzel ülkede “birlikte” yaşayacak; ülkemize kastedenlerin de hadlerini “birlikte” bildireceğiz.